Geçen hafta Ankara'da bir müşteri toplantısında "hayır, o kelime artık kimse kullanmıyor" diye düzeltildim. Söylediğim kelime "muhasebeci" değildi, "muhasebeci" idi ama eski şekliyle. Adamın yüzü değişti, "o ne demek" diye sordu. İşte bu an beni rahatsız etti. Eski Türkçe kelimeleri unutmamız sadece nostalji meselesi değil, aslında düşünce biçimimizi de değiştiriyor. Bir kelimenin kaybolması demek o kelimenin taşıdığı anlam katmanlarının da silinmesi demek. "Sanayi" kelimesi var ama "sanayilendirme" ve "sanayileşme" arasındaki farkı ben bile karıştırıyorum artık. Otomotiv sektöründe çalışırken İtalyan mühendislerle konuştuğumda "lavorazione" dedikleri şeyi Türkçe'de nasıl açıklayacağımı bilemiyorum çünkü tam karşılığı olan eski kelimeyi unuttuk. Dil sadece iletişim aracı değildir, bir medeniyetin hafızasıdır. Biz bu hafızayı silinmeye bıraktığımız için yeni nesil her şeyi İngilizce'den öğreniyor. Çözüm basit değildir ama en azından bilenler söylemeleri lazım.
00