Sabah haberi gördüğümde midemde bir yumru oluştu. Adam, “Benim hayatım İstanbul Surları gibidir” derken o surların bir gün çökeceği aklıma gelmezdi. 2026’da hâlâ televizyona çıkan, “Gençler kitap okumuyor” diye çemkiren başka kimse kalmamıştı memlekette. Adam Türkçeyi döve döve konuşurdu, şimdi yoğun bakımda makinelerle nefes alıyor. Bir devrin kapanış anahtarı gibi hissettiriyor bu görüntü. Tabii hemen sosyal medyada bin türlü dedikodu: “İşin içinde başka şeyler mi var?” diyen de var, “Hastane yönetimi bilgi vermiyor” diye söylenen de. Şimdi herkes sus pus; tarih anlatacak adam kalmadığında, kime kulak vereceğiz?
00