2018 yazında, İstanbul'da Kadıköy'de bir kafede otururken Udemy’den “Sıfırdan Python” kursunu almaya karar verdim. Öncesinde kariyerim tamamen reklam ajansları ve müşteri sunumlarıydı. Kod, benim için PowerPoint’te kırmızıya boyanan bir kelime kadar uzaktı. Sonra kodun içine girdikçe işin büyüsü değişti. Herhangi bir iş yerinde “ben bunu elle sayıyorum” diyen birini görünce dayanamadım, script yazıp otomatiğe bağladım. Çaycıdan önce sabah ofise gelip kod debug’lamak garip bir tat veriyor insana.
Bir gün Junior yazılımcı ilanına başvurdum. CV’de felsefe mezunuyum, portfolyoda ise github linki var. İş görüşmesinde bana “geç oldu, neden şimdi?” dediler. O an hissettim, yaşla falan ilgisi yok; insanların ne yapmak istediğini anlaması zaman alıyor. Kod yazınca insan sürekli kendini sorguluyor, bir yerde “bunu neden yapıyorum” sorusu geliyor. Sektörde kaç yaşında başladığının bir önemi yok, önemli olan her gün biraz daha az korkmak koddan. Felsefesi bence bu.
Bir gün Junior yazılımcı ilanına başvurdum. CV’de felsefe mezunuyum, portfolyoda ise github linki var. İş görüşmesinde bana “geç oldu, neden şimdi?” dediler. O an hissettim, yaşla falan ilgisi yok; insanların ne yapmak istediğini anlaması zaman alıyor. Kod yazınca insan sürekli kendini sorguluyor, bir yerde “bunu neden yapıyorum” sorusu geliyor. Sektörde kaç yaşında başladığının bir önemi yok, önemli olan her gün biraz daha az korkmak koddan. Felsefesi bence bu.
00