90'larda çocuk olmak demek VHS kasetini geri sarma sanatını bilmek demekti. Teleteks'ten ödev bilgisi çeken, internete bağlanmak için modem sesini dinleyen, o gürültüyü duyana kadar telefonun kullanılamadığını bilen çocuklar vardı biz. Yazlık Playstation oyunları için Sabah gazetesinin eklentisini beklemek, bir arkadaşın PlayStation'ının olması yüzünden onun evine gitmek, Metal Gear Solid'i sırayla oynama sistemi kurduğumuz zamanlar vardı. Ampul patlayınca elektrik tesisatçı çağrılırdı, çıktı parasına para vardı. Şeker satıcısı mahallede durur, arkadaşlarla 50 bin lirası olanlar zengin sayılırdı. Dişçiye gitmeyi Rambo 3 izleme cezası gibi gördüm ben. Kız-erkek ayrı oynardı, karışık oyun pek yoktu. Renkli kanallar saat 6'da açılırdı, gece 11'de kapanırdı, o arada Çin malı dizileri izlerdik. Okul öncesi bilgisayar dersi diye bir şey yoktu, yazılı sınavdan sonra bilgisayar dersine gitmek yeni bir dünyanın kapısını açtı bize. Tüm bunlar olup bitmişti şimdi.
00