Uzun süreli ilişkilerde biten heyecan
Heyecan bitmiyor aslında, ben de öyle sandım ama yanılmışım. Geçen Kasım'da sevgilimle dört yıl sonra yine aynı kafe'ye gittik, ilk tanıştığımız yer. Oturdum, kahvemi içtim, normal bir Cumartesi sabahı gibi geldi bana. Sonra fark ettim ki o zamanlar heyecan duymak için özel bir sebep arıyordum, şimdi ise hiçbir sebep yeterli gelmiyor. Beynin uyum mekanizması işliyor işte, her şeyi normale çevirip koyuyor.
İlk aylarındaki o tilt durumu, aslında bilimsel bir refleks. Yeni birine alışırken dopamin fışkırıyor, her sms'i açarken kalp hızlanıyor, her buluşmaya saatler öncesinden hazırlanıyor insan. Ama beyin çabuk alışıyor, bu normalleşiyor. Benim için dönüm noktası ilk yıl sonunda geldi, o "seni özledim" yazısını okuduğumde bile artık o sürükleyici hissi yakalamadığımı anladım.
Sorun şu ki, heyecanı geri getirmeye çalışanlar genelde yanlış şey yapıyor. Sürpriz yemek, hediye, tatil planlamak gibi şeyler kısa süreli dopamin spikeı oluyor sadece. Ertesi gün yine aynı rutine dönüyorsunuz. Benim sevgilim geçen ay akşam yemeği hazırladı, ben de "eline sağlık" dedim, işte bu. Heyecan geri dönmedi.
Aslında eski heyecan geri gelmeyecek, gelmesi de gerekmez. O ilk ayların çılgınlığı, bilinmezlik hali sürüyor mu hiç? Dört yılda birbirini tanımayan insanlar var mı? Heyecan başka bir şeye dönüşüyor, istikrar, güvenlik, rahat sessizlik gibi. Bunu kaybetmemek için uğraşacaksın, yeni heyecan aramaktan değil.
Heyecan bitmiyor aslında, ben de öyle sandım ama yanılmışım. Geçen Kasım'da sevgilimle dört yıl sonra yine aynı kafe'ye gittik, ilk tanıştığımız yer. Oturdum, kahvemi içtim, normal bir Cumartesi sabahı gibi geldi bana. Sonra fark ettim ki o zamanlar heyecan duymak için özel bir sebep arıyordum, şimdi ise hiçbir sebep yeterli gelmiyor. Beynin uyum mekanizması işliyor işte, her şeyi normale çevirip koyuyor.
İlk aylarındaki o tilt durumu, aslında bilimsel bir refleks. Yeni birine alışırken dopamin fışkırıyor, her sms'i açarken kalp hızlanıyor, her buluşmaya saatler öncesinden hazırlanıyor insan. Ama beyin çabuk alışıyor, bu normalleşiyor. Benim için dönüm noktası ilk yıl sonunda geldi, o "seni özledim" yazısını okuduğumde bile artık o sürükleyici hissi yakalamadığımı anladım.
Sorun şu ki, heyecanı geri getirmeye çalışanlar genelde yanlış şey yapıyor. Sürpriz yemek, hediye, tatil planlamak gibi şeyler kısa süreli dopamin spikeı oluyor sadece. Ertesi gün yine aynı rutine dönüyorsunuz. Benim sevgilim geçen ay akşam yemeği hazırladı, ben de "eline sağlık" dedim, işte bu. Heyecan geri dönmedi.
Aslında eski heyecan geri gelmeyecek, gelmesi de gerekmez. O ilk ayların çılgınlığı, bilinmezlik hali sürüyor mu hiç? Dört yılda birbirini tanımayan insanlar var mı? Heyecan başka bir şeye dönüşüyor, istikrar, güvenlik, rahat sessizlik gibi. Bunu kaybetmemek için uğraşacaksın, yeni heyecan aramaktan değil.
00