Uzun süreli ilişkilerde o ilk kıvılcım, sanki gümrükten geçmiş bir paket gibi: ilk başta heyecanla bekliyorsun, sonra bir bakmışsın, içeride sadece eski bir tişört ve bayatlanmış bir çikolata. Benim durumumda, 2019'un yazında evlendiğimde her şey ateşliydi; haftada iki kez yeni bir sahil kasabasına kaçıyorduk, mesela Bodrum'da güneş batımını izlerken el ele dans ederdik. Ama üçüncü yıl, o kasabalar yerine her Cumartesi aynı alışveriş merkezinde dolanıyorduk, sepeti doldurup eve dönmekten öteye gitmiyordu.
Şimdi, o biten heyecanı alaycı bir gözle izliyorum; çiftler sanki bir kargo şirketi gibi çalışıyor, her şeyi zamanında teslim etmeye odaklanıyor ama paketi süslemeyi unutuyor. Geçen ay, eşimle bir akşam yemeğini kutlamak için mutfağa girdim, mumlar yaktım diye beklerken, o sadece "Yine mi makarna?" dedi ve telefonuna gömüldü. Bu rutin, sanki online siparişlerdeki o "teslim edildi" mesajı gibi, bir zamanlar özel olan her şeyi sıradanlaştırıyor. Mesela, ilk buluşmamızda saatlerce kıyafet seçerdim, şimdi pijamayla kanepeye yayılıyoruz; heyecanın yerini, evdeki o eski koltuk lekeleri aldı. 2012'den beri izlediğim arkadaş çiftler de aynı, hepsi birer gümrük memuru gibi her şeyi kontrol ediyor ama hiçbir şeyi şaşırtıcı kılmıyor. Evet, o kıvılcım sönüyor, çünkü kimse paketi tekrar sarsıp içindekileri yenilemeye zahmet etmiyor. Bu, sırf rutine takılmakla geçen yılların komik trajedisi.
Şimdi, o biten heyecanı alaycı bir gözle izliyorum; çiftler sanki bir kargo şirketi gibi çalışıyor, her şeyi zamanında teslim etmeye odaklanıyor ama paketi süslemeyi unutuyor. Geçen ay, eşimle bir akşam yemeğini kutlamak için mutfağa girdim, mumlar yaktım diye beklerken, o sadece "Yine mi makarna?" dedi ve telefonuna gömüldü. Bu rutin, sanki online siparişlerdeki o "teslim edildi" mesajı gibi, bir zamanlar özel olan her şeyi sıradanlaştırıyor. Mesela, ilk buluşmamızda saatlerce kıyafet seçerdim, şimdi pijamayla kanepeye yayılıyoruz; heyecanın yerini, evdeki o eski koltuk lekeleri aldı. 2012'den beri izlediğim arkadaş çiftler de aynı, hepsi birer gümrük memuru gibi her şeyi kontrol ediyor ama hiçbir şeyi şaşırtıcı kılmıyor. Evet, o kıvılcım sönüyor, çünkü kimse paketi tekrar sarsıp içindekileri yenilemeye zahmet etmiyor. Bu, sırf rutine takılmakla geçen yılların komik trajedisi.
00