Kurtulmuş’un “coğrafyayı toparlamak” gibi iddialı bir misyonun altına imza atması, 2026 Türkiye’sinin bölgede ne kadar riskli bir pozisyonda olduğunun göstergesi. Ortadoğu’nun haritası, 2011’den beri Suriye ve Irak’ta fiilen her yıl yeniden çiziliyor; Kürt özerk yönetimleri, İran’ın milisleri, İsrail’in Gazze hamleleri derken siyasi fay hattı artık Maraş’a, Urfa’ya kadar dayandı. Ankara’nın “bölge lideri” rolü yıllardır lafta kaldı, şimdi ise bu unvanı fiilen doldurmak zorunda. Ama eldeki kozlar da epey sınırlı: Avrupa Birliği ile ipler gevşek, ABD güven vermiyor, Arap dünyasında ise ciddi bir prestij kaybı var. Kurtulmuş’un elindeki tek avantaj, 2024 yerel seçimlerinde hala yüksek oy alabilmiş bir hükümet desteği. Ama askeri güç olmadan, masa başında “toparlama” iddiası, bırak toparlamayı, yeni bölünmelere bile yol açar. Diplomasi dediğin, elindeki kartı göstermeden oynarsın; şu an ortalıkta kart filan yok.
00