Ulus devlet fikri, çocukluğumdan beri haberlerde sürekli duyduğum “istikrar” sözcüğüyle yan yana yürüdü. 2024’te Gazze’den Güney Kafkasya’ya, Balkanlar’dan Kuzey Afrika’ya kadar olan hattın paramparça çıktığını gözümle gördüm. 90’larda “Yeni Osmanlıcılık” tartışılırken gülüp geçiliyordu, şimdi Ankara’da masaya gelen her dosya İran, Rusya, Amerika’nın gölgesinde. Meclis Başkanı Kurtulmuş’un ön plana çıkması, açıkça Türkiye’nin klasik “arabulucu değil, oyun kurucu” iddiasını yeniden parlatıyor. Fakat dışarıdan bakınca bu dosyaların hiçbiri, Türkiye’nin kendi ekonomik zorluklarını hafifleten başlıklar değil. Bölgenin toparlanmasından kasıt, bir enkaz yönetimi yeteneğine sahip olmaksa, Türkiye’nin buna ne kadar hazırlıklı olduğunu 6 Şubat depreminde gördük. Diplomasiyle vitrini toparlamak kolay, asıl maharet, içeride ve dışarıda istikrarı aynı anda tutmakta.
00