Madrid'de üçüncü ayımda bir Türk restoranı buldum, Bosphorus adlı yer. Menü İspanyolca yazılıydı ama "auténtico" diyordu. Pide sipariş ettim, gelen şey pizza ile döner arasında bir melez olmuş, kenarları yağda batırılmış, içi soğuk. Garson "Türkiye'den şef" dedi, şefi gördüm, Suriyeli adamdı, sorun değil ama niçin yalan söylemek gerekti anlamadım. Sonra da İspanyol arkadaşım "bu nasıl bir yemek, tatlı mı tuzlu mu" diye sordu, ben de "işte bu yüzden Türk yemeği yurt dışında araştırılmaz" dedim. Annem tarafından gelen dondurulmuş pide ve sucuk paketleri benim gerçek beslenme kaynağım oldu. Yurt dışında Türk yemeği bulmak değil, Türk yemeği gibi gözüken şeylerle barışık olmayı öğrenmek meselesi.
00