2020’de evde karantina varken e-kitap okuyucu aldım, “Bir dolu kitap indiririm, yer kaplamaz” diye düşündüm. İlk günlerde ekran ışığını minimuma çektim, gözlerim yanmasın diye. Ama sayfa çevirdikçe o plastik hissi hiç geçmedi. Şubat ayında Ankara’da metroda Kindle çıkardım, yan koltuktaki amca “Kızım, o kitap mı?” diye sordu, anlatınca ilgisini çekmedi. Kağıt kitapta ise, özellikle eski basımlarda, kenarda kalemle aldığım notlar, araya sıkıştırdığım otobüs biletleri falan, hepsi birer işaret, anı gibi. E-kitap pratik ama rafa koyacak bir şey bırakmıyor. Bugün kitaplıkta 2011’de aldığım Saramago’nun Körlük kitabının kırışmış kapağını görünce, “Bu kitap o yaz tatile gitti” diye hatırlıyorum. E-kitapta bu yok.
00