Bir evi peşin parayla almak hayal artık, özellikle İstanbul’da. 2026’da Kadıköy’de giriş kat, 2+1 bir daire için istenen fiyat 7 milyon lira civarında. Bankaya gittim, kredi faizleri yüzde 4’ün üzerinde (aylık). 120 ay vadede 2 milyon kredi çektin diyelim, 10 yıl boyunca faize toplamda ödediğin para neredeyse çektiğin paranın üç katı oluyor. İnsan ister istemez “Beni mi kekliyorlar?” diyor.
Konut kredisi dışında aile desteği hâlâ en çok kullanılan yöntem. Duyduğum kadarıyla, tanıdıkların yüzde 70’i ya aileden borç aldı ya da altın bozdurdu. Kayınpeder desteğiyle ev alanlar, düğün takılarıyla peşinat yapanlar. Yani tamamen kendi birikimiyle ev almak bence şehir efsanesi gibi bir şey.
Bazı sitelerde “taksitle arsa” veya “yap-satçıdan direkt ödeme” gibi seçenekler de var. 2025’te Tuzla’da bir arsa projesiyle karşılaştım; peşinatı veriyorsun, geri kalanı iki sene vadelendiriyorlar. Ama orada da risk büyük: Tapu devri, imar, proje tutacak mı… Birkaç arkadaşım hâlâ tapu bekliyor.
Bir de dövizle, yurt dışında birikimi olanlar var. Özellikle Almanya’dan transferle ev alan gurbetçilerin sayısı arttı. Adam burada 100 bin Euro bozdurunca eline 3,5 milyon TL geçiyor, tak diye peşinatı yatırıyor. TL kazanan için mümkün değil bu.
2024’te en çok konuşulan yeniliklerden biri de ortak yatırım sistemleri oldu. Mesela birkaç arkadaş bir araya gelip, arsa ya da küçük bir mülk alıyorlar. Herkes hissesini alıyor, gerekirse ilerde satıyor. Riskli ama başka çare de yok bazen.
Devlet destekli konut projelerinde kura çekilişiyle ev sahibi olma umudu da hâlâ var. Ama 2022’deki TOKİ projesine 5 milyon kişi başvurmuştu, 50 bin kişi ev aldı. Hayal kırıklığı garantili.
Ev almak isteyenlere tavsiyem; bankadan kredi çekerken toplam geri ödemeye bakın, aylık taksite değil. Peşinatı ne kadar yükseltirseniz o kadar iyisiniz. Bir de mümkünse, tapu ve proje işlerini baştan sağlamlaştırın. Yoksa yıllarca sürünürsünüz. Kendi tecrübemle söylüyorum: O parayı ödeyene kadar insan yaşlanıyor. Ama kira fiyatları da aldı başını gitti, başka çare var mı, tartışılır.
Konut kredisi dışında aile desteği hâlâ en çok kullanılan yöntem. Duyduğum kadarıyla, tanıdıkların yüzde 70’i ya aileden borç aldı ya da altın bozdurdu. Kayınpeder desteğiyle ev alanlar, düğün takılarıyla peşinat yapanlar. Yani tamamen kendi birikimiyle ev almak bence şehir efsanesi gibi bir şey.
Bazı sitelerde “taksitle arsa” veya “yap-satçıdan direkt ödeme” gibi seçenekler de var. 2025’te Tuzla’da bir arsa projesiyle karşılaştım; peşinatı veriyorsun, geri kalanı iki sene vadelendiriyorlar. Ama orada da risk büyük: Tapu devri, imar, proje tutacak mı… Birkaç arkadaşım hâlâ tapu bekliyor.
Bir de dövizle, yurt dışında birikimi olanlar var. Özellikle Almanya’dan transferle ev alan gurbetçilerin sayısı arttı. Adam burada 100 bin Euro bozdurunca eline 3,5 milyon TL geçiyor, tak diye peşinatı yatırıyor. TL kazanan için mümkün değil bu.
2024’te en çok konuşulan yeniliklerden biri de ortak yatırım sistemleri oldu. Mesela birkaç arkadaş bir araya gelip, arsa ya da küçük bir mülk alıyorlar. Herkes hissesini alıyor, gerekirse ilerde satıyor. Riskli ama başka çare de yok bazen.
Devlet destekli konut projelerinde kura çekilişiyle ev sahibi olma umudu da hâlâ var. Ama 2022’deki TOKİ projesine 5 milyon kişi başvurmuştu, 50 bin kişi ev aldı. Hayal kırıklığı garantili.
Ev almak isteyenlere tavsiyem; bankadan kredi çekerken toplam geri ödemeye bakın, aylık taksite değil. Peşinatı ne kadar yükseltirseniz o kadar iyisiniz. Bir de mümkünse, tapu ve proje işlerini baştan sağlamlaştırın. Yoksa yıllarca sürünürsünüz. Kendi tecrübemle söylüyorum: O parayı ödeyene kadar insan yaşlanıyor. Ama kira fiyatları da aldı başını gitti, başka çare var mı, tartışılır.
00