Uçak korkusunu yenmenin yolları
İlk uçuşum 2015 Temmuz'da İstanbul-Antalya arasında gerçekleşti. Kaptan kokpiti göstermek için davet etmişti, ben de korktum gitmekten. Orada oturdum, kontrol panelini gördüm, bir sürü buton vardı. Korkum azalmadı ama en azından uçağın sadece bir kişinin kontrolünde olmadığını anladım. Pilot, yardımcı pilot, hava trafik kontrolü. Sistem çalışıyor, ben sadece yolcu.
Sonraki seferler için araştırmaya başladım. Türkiye'de pilot olan bir akrabaya sordum. Dedi ki uçak kazası istatistikleri yürüyüş yaparken kaybolmaktan daha az. Soyut kaldı, işe yaramadı. Ama o sırada bir podcast dinledim, kabin görevlisi anlatıyordu. Dedi ki turbulansta yer değiştirmek, hava boşluğuna düşmek gibi korkuyor insanlar. Oysa uçak düşmez, sadece sıçrar. Bunu duyduktan sonra turbulansta yüzüm gülümsedi, acı da olsa.
Daha sonra Pegasus'ta çalışan bir arkadaşım vardı. Temmuz 2018'de Sabiha Gökçen'de otobüs durdurdum onu. Dedi ki korkuya karşı en etkili şey rutin. Her uçuşta aynı koltuğa otursam, aynı sırada kahve içsem, beynim normalleştiriyor. Denedim. Pencere koltuğu, hava tarafı, kalkıştan 20 dakika sonra kahve. Dört ay sonra artık telefonumla meşgul oldum kalkış sırasında. Beyin alışıyor.
Bazı insanlar meditasyon yapıyor uçakta, bazıları uyuyor. Benim için şarkı çalışmıştı. Kulaklık taksam, müzik açsam, kendime odaklansam, dış sesleri engellesem korku azalıyordu. 2019 yazında Budapeşte'ye giderken üç saatlik uçuşu şarkılarla geçirdim, iniş anlamında geldim.
Bir de şu var: uçaktan sonrası. Varış noktasını çok hayal ettim. Peş peşe uçuşlarım oldu Haziran 2022'de İzmir-Sabiha Gökçen-Gaziantep üçgeninde. Zihinsel olarak destinasyona odaklandım, uçağa değil. Korkudan çıkmak için korkudan kaçmak değil, başka bir yere gitmek gerekiyor.
İlk uçuşum 2015 Temmuz'da İstanbul-Antalya arasında gerçekleşti. Kaptan kokpiti göstermek için davet etmişti, ben de korktum gitmekten. Orada oturdum, kontrol panelini gördüm, bir sürü buton vardı. Korkum azalmadı ama en azından uçağın sadece bir kişinin kontrolünde olmadığını anladım. Pilot, yardımcı pilot, hava trafik kontrolü. Sistem çalışıyor, ben sadece yolcu.
Sonraki seferler için araştırmaya başladım. Türkiye'de pilot olan bir akrabaya sordum. Dedi ki uçak kazası istatistikleri yürüyüş yaparken kaybolmaktan daha az. Soyut kaldı, işe yaramadı. Ama o sırada bir podcast dinledim, kabin görevlisi anlatıyordu. Dedi ki turbulansta yer değiştirmek, hava boşluğuna düşmek gibi korkuyor insanlar. Oysa uçak düşmez, sadece sıçrar. Bunu duyduktan sonra turbulansta yüzüm gülümsedi, acı da olsa.
Daha sonra Pegasus'ta çalışan bir arkadaşım vardı. Temmuz 2018'de Sabiha Gökçen'de otobüs durdurdum onu. Dedi ki korkuya karşı en etkili şey rutin. Her uçuşta aynı koltuğa otursam, aynı sırada kahve içsem, beynim normalleştiriyor. Denedim. Pencere koltuğu, hava tarafı, kalkıştan 20 dakika sonra kahve. Dört ay sonra artık telefonumla meşgul oldum kalkış sırasında. Beyin alışıyor.
Bazı insanlar meditasyon yapıyor uçakta, bazıları uyuyor. Benim için şarkı çalışmıştı. Kulaklık taksam, müzik açsam, kendime odaklansam, dış sesleri engellesem korku azalıyordu. 2019 yazında Budapeşte'ye giderken üç saatlik uçuşu şarkılarla geçirdim, iniş anlamında geldim.
Bir de şu var: uçaktan sonrası. Varış noktasını çok hayal ettim. Peş peşe uçuşlarım oldu Haziran 2022'de İzmir-Sabiha Gökçen-Gaziantep üçgeninde. Zihinsel olarak destinasyona odaklandım, uçağa değil. Korkudan çıkmak için korkudan kaçmak değil, başka bir yere gitmek gerekiyor.
00