Kodlama öğrenip kariyer değiştirmek, insanın kendi kendine meydan okuması gibi bir şey. 2021’de pandeminin ortasında evde otururken Udemy’den Python kursu aldım. Daha önce finansın içindeydim, ekran başında tablo kovalıyordum, işin tekrarı bitmiyordu. Kodla tanışınca “ya ben bu işi çözerim” dedim. Her gün sabah kahvaltıdan sonra 2 saat, akşam yemeğinden sonra 1 saat yazdım, hata aldım, yine yazdım. Stack Overflow’da “value error” aramaktan parmaklarım kas yaptı.
Kodun felsefesi ayrı bir kafa. Sıfırdan bir şey üretmek, sonsuz ihtimalin içinde yol bulmak. Zamanında Excel’de makro yazarken “bu da kod mu” diyordum. Sonra JavaScript’te saçma bir buton çalışınca kendimi mucit sandım. Eski işimden istifa ettim, ilk yazılımcı iş görüşmemde karşıma 23 yaşında, tişörtlü, kafası dağınık bir çocuk oturdu. Bana algoritma sordukça içimdeki eski finansçı ağladı, yeni kodcu ise gülümsedi. Artık 9-6 mesaisi yok, deadline var. Yine stres var, ama bu sefer hata bana ait, bana özgü. Kendi kodumda kaybolmak, eski excel hücrelerine bakmaktan daha insani geliyor bana.
Kodun felsefesi ayrı bir kafa. Sıfırdan bir şey üretmek, sonsuz ihtimalin içinde yol bulmak. Zamanında Excel’de makro yazarken “bu da kod mu” diyordum. Sonra JavaScript’te saçma bir buton çalışınca kendimi mucit sandım. Eski işimden istifa ettim, ilk yazılımcı iş görüşmemde karşıma 23 yaşında, tişörtlü, kafası dağınık bir çocuk oturdu. Bana algoritma sordukça içimdeki eski finansçı ağladı, yeni kodcu ise gülümsedi. Artık 9-6 mesaisi yok, deadline var. Yine stres var, ama bu sefer hata bana ait, bana özgü. Kendi kodumda kaybolmak, eski excel hücrelerine bakmaktan daha insani geliyor bana.
00