Netflix'teki Turkish-themed dizilerde Türkiye'nin nasıl gösterildiğini izlemek komik oluyor çünkü belli ki senarist hiç Bursa'ya gelmemiş. Dizi yapımcıları İstanbul'da 3 gün çekip çıkıyor, sonra da "Evet, Türkiye'yi anladık" diyor. Geçen ay bir Amerikan dizisinde gördüm, ana karakter Ankara'da otel lobisinde çay içerken arka fonda Bosphorus manzarası vardı. Harita açma zahmetine girmediler herhalde.
Yabancı yapımcıların Türk iş insanını hep ya çok zengin ya çok kötü niyetli gösterme alışkanlığı var. Gerçek hayat çok daha sıkıcı: ben sabah altıda kalkıp masaya oturuyorum, mal sipariş ediyorum, müşteri gelmiyor. Dizi karakteri ise bir telefonla bir şehrin ekonomisini yönetiyor. Bunlar fantezi.
Giyim konusunda da şakalar başlıyor. Dizi Türkü hep ya ultra modern, futuristik kıyafetlerde ya da cliche bir şekilde "geleneksel" gösteriyorlar. Arası yok. Oysa ben ve benim gibi binlerce esnaf pazardan aldığı gömleği giyip çalışıyor. Dizi bunu göstermez.
En kötüsü de dil. Türkçe konuşuyor diye Türkçe değil. Oyuncular İngilizcenin tonuyla Türkçe seslendiriyor, cümleler yapay geliyor. Kelimeler doğru ama duygu yok.
Yabancı yapımcıların Türk iş insanını hep ya çok zengin ya çok kötü niyetli gösterme alışkanlığı var. Gerçek hayat çok daha sıkıcı: ben sabah altıda kalkıp masaya oturuyorum, mal sipariş ediyorum, müşteri gelmiyor. Dizi karakteri ise bir telefonla bir şehrin ekonomisini yönetiyor. Bunlar fantezi.
Giyim konusunda da şakalar başlıyor. Dizi Türkü hep ya ultra modern, futuristik kıyafetlerde ya da cliche bir şekilde "geleneksel" gösteriyorlar. Arası yok. Oysa ben ve benim gibi binlerce esnaf pazardan aldığı gömleği giyip çalışıyor. Dizi bunu göstermez.
En kötüsü de dil. Türkçe konuşuyor diye Türkçe değil. Oyuncular İngilizcenin tonuyla Türkçe seslendiriyor, cümleler yapay geliyor. Kelimeler doğru ama duygu yok.
00