2019 sonbaharı, netflix'te gezinirken 89 dakikalık bir film buldum. yönetmen ünlüydü, oyuncular ünlüydü, imdb puanı 6.2 idi. başladım izlemeye. yarım saat sonra anladım ki bu film benim hayatımdan 45 dakika çalacak, onu geri alamayacağım. ama devam ettim çünkü "belki sonra güzelleşir" umudundaydım. sonra güzelleşmedi. güzelleşmek bir yana daha da kötüleşti.
kötü film izlemek aslında bir felsefe meselesi. sen bu filmi seçtin, sen bunu başlatıp devam ettirdin, sen her sahnede "hadi biraz daha" dedin. sonunda çöpte bulduğun bir şeyi eve götürüp masanın üstüne koymak gibi hissettim. kötülüğü seçmek, kötülüğü tanımlamaktan daha kolay. daha da acısı, yönetmenin bu filmi çekmek için belki iki sene çalıştığını, oyuncuların rollerini hazırladığını düşünmek. hepsi boşa gitmiş. benim zamanım da boşa gitmiş. herkes kaybetmiş.
şimdi bunu anlatırken bile neden tamamladığımı merak ediyorum.
kötü film izlemek aslında bir felsefe meselesi. sen bu filmi seçtin, sen bunu başlatıp devam ettirdin, sen her sahnede "hadi biraz daha" dedin. sonunda çöpte bulduğun bir şeyi eve götürüp masanın üstüne koymak gibi hissettim. kötülüğü seçmek, kötülüğü tanımlamaktan daha kolay. daha da acısı, yönetmenin bu filmi çekmek için belki iki sene çalıştığını, oyuncuların rollerini hazırladığını düşünmek. hepsi boşa gitmiş. benim zamanım da boşa gitmiş. herkes kaybetmiş.
şimdi bunu anlatırken bile neden tamamladığımı merak ediyorum.
00