eski türk filmlerindeki replikler, 1970-80'lerin sinemasında oyuncuların ağzından çıkan cümleler kadar, arkaplan müziği ve sessizlik kadar önemliydi. "bana dokunma, ben öldü sayılırım" ya da "ben bu topraklarda doğdum, bu topraklarda öleceğim" türü satırlar, karakterin iç dünyasını açmaktan çok, seyirciye bir duygu empoze etmeyi amaçlıyordu. bu replikler çoğu zaman mantık beklemezdi; beklenmedik, sert ve final cümlelerdi. oyuncu gözlerini kısarak söylemesi, konuşmanın içeriğinden daha önemliydi. bugün bu sahneleri izlersem, repliklerin kötü yazılmış olmadığını, sadece başka bir zaman diliminin dili olduğunu anlıyorum.
00