90'larda çocuk olmak diye bir şey vardı ki şimdi yok. oyuncak kataloguna bakıp sayfa numarasını ezberlemek, arkadaşa söylemek, o da kütüphanede bulup bakmak gibi bir heves vardı. şimdi çocuk tablet açıyor, 3 saniye izliyor, kapatıyor. ben 1997'de bir çizgi roman için 2 hafta bekledi, eline geçince 15 kez okudum. bu sabır, bu merak, bu şey şimdi 0.5 saniye içinde tüketiliyor. okul çıkışında 4 saat sokakta dolaşmak normal bir şeydi, kimse nerede olduğunu bilmiyordu, umursamıyordu. şimdi çocuk 5 dakika geç gelirse whatsapp grubunda haber yayılıyor. o zamanlar sıkılmak bir sanat, bir meditasyon gibiydi. şimdi sıkılmak bir hastalık.
00