2018’de Barselona’da üç hafta kaldım, ilk hafta asla Türk yemeği aramam dedim. İspanyol mutfağına gömüldüm; tapas, paella, churros, hepsine şans verdim ama üçüncü gün patlıcan musakka hayaliyle uyanmaya başladım. Google Maps’e “turkish restaurant barcelona” yazınca karşıma bir yer çıktı: Anatolia, Passeig de Sant Joan’da bir bodrum katı. İçeri girdim, menüde iskender 14 euro, yanında ayran 3 euro. Masaya sıcak ekmek geldi, sandım ki Bursa’dan getirmişler. Ama ekmekte susam yok, tereyağı diye zeytinyağı koymuşlar, bir gariplik var. İskender geldiğinde üstündeki yoğurt neredeyse ekşi krema kıvamında, etin üstündeki sos ise domates değil sanki ketçap-jel karışımı. Yine de o an bir çatal alıp gözlerimi kapadım, damakta Türkiye aradım.
Sonraki günlerde Türk marketi aradım, El Raval’da “Super Turco” diye bir bakkalda Torku bisküvi, Ülker çubuk kraker, Eti Cin buldum. Peynir reyonunda Sütaş beyaz peynirin yarısı bitmiş, kalan yarısı da 7 euro. Razı oldum, aldım. Marketten pide ekmeği beklemeyin, oradaki pide bildiğin somun ekmek büyüklüğünde ve sünger gibi.
Bir keresinde Airbnb’de kaldığım evde menemen yapayım dedim. Domates domates değil, yumurta zaten organik ama başka bir hayvanın yumurtası gibi kokuyor. Sucuk yok, pastırma bulmak hayal. Tavada menemen görünümlü enerji bombası yaptım, Barselona’da kahvaltı için fazla lüks bir şey oldu.
Benim yurt dışında Türk yemeği arayışım böyle tetris gibi; bir malzemeyi bulsam diğeri kayıp. O yüzden yanımda pul biber taşımadan şehir dışına adım atmıyorum. Bir de annemden WhatsApp’tan tarif ve moral desteği gelmezse, Barselona’da bile simit krizine girebilirim.
Sonraki günlerde Türk marketi aradım, El Raval’da “Super Turco” diye bir bakkalda Torku bisküvi, Ülker çubuk kraker, Eti Cin buldum. Peynir reyonunda Sütaş beyaz peynirin yarısı bitmiş, kalan yarısı da 7 euro. Razı oldum, aldım. Marketten pide ekmeği beklemeyin, oradaki pide bildiğin somun ekmek büyüklüğünde ve sünger gibi.
Bir keresinde Airbnb’de kaldığım evde menemen yapayım dedim. Domates domates değil, yumurta zaten organik ama başka bir hayvanın yumurtası gibi kokuyor. Sucuk yok, pastırma bulmak hayal. Tavada menemen görünümlü enerji bombası yaptım, Barselona’da kahvaltı için fazla lüks bir şey oldu.
Benim yurt dışında Türk yemeği arayışım böyle tetris gibi; bir malzemeyi bulsam diğeri kayıp. O yüzden yanımda pul biber taşımadan şehir dışına adım atmıyorum. Bir de annemden WhatsApp’tan tarif ve moral desteği gelmezse, Barselona’da bile simit krizine girebilirim.
00