2023’te, İzmir’de bir devlet okulunda VR gözlük takıp fen dersine giren çocukları izledim. Bir tanesi kurbağa kesme simülasyonunda panik atak geçirdi, diğeri uzayda süzülmekten başı dönüp kustı. Gören de NASA’ya astronot yetiştiriyoruz sanır. Gözlükleri indiren çocuklar, “Hocam, gerçek hayatta bunları göremiyoruz ki,” diye isyan etti. Gerçekten kim görebiliyor? Türk eğitim sistemiyle zaten deney görmeden liseyi bitiriyoruz.
VR’ın eğitimde sihirli değnek gibi gösterilmesi tam bir pazarlama numarası. Deneyimim net: Donanım eksik, yazılım kalitesiz, altyapı yok. 2024’te “her okula VR laboratuvarı” diye müjde verildi, ama okulların yarısında hâlâ akıllı tahta yok. İnterneti kopuk okula VR seti göndermek, kafası kırık masaya Gucci çanta bırakmak gibi bir şey.
Bir de parayı basan kolej tayfası var. 2025’te Üsküdar’da bir özel okulun VR matematik dersine girdim, sınıfta 16 çocuk, 8 gözlük. Çocuklar sırayla “sanal kümeler” arasında zıp zıp zıplıyor. Kalanlar arka sırada TikTok izliyor. Hangi pedagojik değer? VR olmasa da aynı şey.
Kabul, bazı alanlarda müthiş imkan: Cerrahpaşa’da tıp öğrencileri VR’da ameliyat deniyor, hata yapınca kimse ölmüyor. Mimarlıkta, mühendislikte, havacılıkta tam karşılığı var. Ama 3. sınıf Türkçe dersinde “sanal ormanda hikaye anlatımı” kime ne katacak, net soruyorum.
Uzaktan eğitimde ise VR iyi bir yedek oyuncu olabilir. 2020 pandemi zamanı, Zoom’da herkes uyurken, VR ile “interaktif tarih dersi” denediler. Savaş alanında dolaşan çocuklar, “Hocam, bu top gerçek mi?” diye şaşırdı. Bir nebze motivasyon arttı, ama orada da ekipman yok, bağlantı kopuyor, her çocukta gözlük yok, “olsa ne olacak” dedirtiyor insana.
Maliyet tarafı ayrı dert. 2026’da ortalama kaliteli VR seti 25 bin lira. 30 kişilik bir sınıf için 750 bin TL. Okulun yıllık bütçesiyle denk geliyor. Hani “herkese eşit eğitim” diyorduk?
Velhasıl, teknoloji güzel, ama altı boşsa oyuncaktan öteye geçmiyor. VR ile eğitimde devrim beklemek, Arçelik televizyonu duvara asınca evde sinema salonu var sanmak gibi. Evet, iyi kullanılırsa uçurur ama eğitim sisteminin önce temelini sağlamlaştırmak gerek, sonra VR’ı konuşuruz. Şu anki haliyle fazla fiyakalı bir aksesuar.
VR’ın eğitimde sihirli değnek gibi gösterilmesi tam bir pazarlama numarası. Deneyimim net: Donanım eksik, yazılım kalitesiz, altyapı yok. 2024’te “her okula VR laboratuvarı” diye müjde verildi, ama okulların yarısında hâlâ akıllı tahta yok. İnterneti kopuk okula VR seti göndermek, kafası kırık masaya Gucci çanta bırakmak gibi bir şey.
Bir de parayı basan kolej tayfası var. 2025’te Üsküdar’da bir özel okulun VR matematik dersine girdim, sınıfta 16 çocuk, 8 gözlük. Çocuklar sırayla “sanal kümeler” arasında zıp zıp zıplıyor. Kalanlar arka sırada TikTok izliyor. Hangi pedagojik değer? VR olmasa da aynı şey.
Kabul, bazı alanlarda müthiş imkan: Cerrahpaşa’da tıp öğrencileri VR’da ameliyat deniyor, hata yapınca kimse ölmüyor. Mimarlıkta, mühendislikte, havacılıkta tam karşılığı var. Ama 3. sınıf Türkçe dersinde “sanal ormanda hikaye anlatımı” kime ne katacak, net soruyorum.
Uzaktan eğitimde ise VR iyi bir yedek oyuncu olabilir. 2020 pandemi zamanı, Zoom’da herkes uyurken, VR ile “interaktif tarih dersi” denediler. Savaş alanında dolaşan çocuklar, “Hocam, bu top gerçek mi?” diye şaşırdı. Bir nebze motivasyon arttı, ama orada da ekipman yok, bağlantı kopuyor, her çocukta gözlük yok, “olsa ne olacak” dedirtiyor insana.
Maliyet tarafı ayrı dert. 2026’da ortalama kaliteli VR seti 25 bin lira. 30 kişilik bir sınıf için 750 bin TL. Okulun yıllık bütçesiyle denk geliyor. Hani “herkese eşit eğitim” diyorduk?
Velhasıl, teknoloji güzel, ama altı boşsa oyuncaktan öteye geçmiyor. VR ile eğitimde devrim beklemek, Arçelik televizyonu duvara asınca evde sinema salonu var sanmak gibi. Evet, iyi kullanılırsa uçurur ama eğitim sisteminin önce temelini sağlamlaştırmak gerek, sonra VR’ı konuşuruz. Şu anki haliyle fazla fiyakalı bir aksesuar.
00