Bayram ziyaretleri artık bir ritüal değil, bir yükümlülük oldu. Eski bayramlarda Bursa'dan İstanbul'a giderdim, sabah erken yolda olup öğle saatine kadar teyzemin evinde olmak vardı. 2018'de hala böyleydi. Şimdi 2024, ben Ankara'da çalışıyorum, kardeşim Antalya'da, annem Bursa'da. Bayram günü sabah 9'da WhatsApp grubunda "Bayramınız kutlu olsun" yazıyorum, o da "Sağol yaşasın" diye yanıtlıyor. İş bu kadar.
Geçen Ramazan Bayramı'nda annem aradı, "Ne zaman geliyorsun?" dedi. Söyledim ki pazartesi çalışmam var, salı sabahı gelebilirim. Telefonu kapattığında ses tonundan anlıyordum, "Bu sefer de mi yok?" diye düşünüyor. Ama ben de biliyorum ki bilet 150 lira, yakıt 200 lira, 6 saatlik yol. Bunu ayda dört kez yapamıyorum. Eskiden yapardık çünkü seçenek yoktu, yapacak başka bir şey de yoktu zaten.
Şehir değişkenliği bu işi bitirdi. 2010'lerde hala komşu şehirde oturuyorduk, herkes Bursa'da, Ankara'da, İstanbul'da. Ziyaret etmek mantıklıydı. Şimdi kuzenim Singapur'da çalışıyor, iki sene görmemiş, Zoom'dan tatlı tatlı konuşuyor. Onu ziyarete gitmek mi, yoksa Ankara'da annemin yanına gitmek mi daha önemli, karar vermek zorlaşıyor.
Çocukken bayramda el öpme yarışı yapardık, ne kadar çok el öpsek o kadar para. Şimdi kimse kapı çalmıyor, hepimiz özür dileyerek "Kardeşim, ziyarete gelemeceğim bu bayram" mesajı gönderiyorum. Ekonomik sebep var, işin zorlukları var, ama asıl sorun şu: Bayram, insanların fiziksel olarak bir yerde toplanmadığı zaman artık bayram değil. Ama bunu kimse söylemiyor, hepimiz WhatsApp'ta "Sağol yaşasın" diye geçiştiriyoruz.