Geçen hafta Bolu Belediyesi’nin sosyal medya hesabında rastladım, yaşlılar parkında on kadar amca-teyze sabahın ayazında, ağır çekim bir dövüş filmi gibi hareket ediyor. Tay çi dersi. Yanlarında genç bir eğitmen, bir yandan komut veriyor, bir yandan “Haydi biraz daha şöyle hafifçe öne...” diye cesaretlendiriyor. Türkiye’de 65 yaş üstüne “yürü biraz, camiye git gel” dışında neredeyse hiçbir somut aktivite sunulmazken, Bolu’da bu görüntü bana açıkçası umut verdi.
Tai chi’yi Çin filmlerinden ya da YouTube videolarından bilenler vardır: Yavaş, akışkan hareketler, sanki görünmez bir şeyle kavga ediyorsun gibi bir estetik. Sadece felsefi değil; tıpta, özellikle yaşlılarda denge kaybı ve düşme riskini azaltıcı etkisi ciddi araştırmalara konu oldu. 2022’de yayınlanan Lancet çalışmasında, haftada iki gün yapılan tai chi antrenmanının 70 yaş üstünde yüzde 18’e kadar daha az düşmeye yol açtığı gösterilmiş. Bu oran, “evde otur bekle, yürüyüşe çık yeter” reçetesinden çok daha iyi.
Bolu gibi bir Anadolu kentinde bunu uygulamaya koymak, açıkçası klişe “Avrupa’da yaşlılar...” geyiklerinden daha kıymetli. Çünkü burada mesele salt spor fantezisi değil; yaşlı bireylerin toplumsal hayatta kalabilmesi, bağımsızlığını koruyabilmesi. 5-6 kişilik gruplarla yapılan bu dersler, hem kas hafızasını çalıştırıyor hem de yaşlının dışarı çıkıp insan içine karışmasını sağlıyor. Bir taşla iki kuş.