Yurt dışında Türk yemeği arayışı, aslında kendini yurt dışında bulmanın bir yoludur. Ben Amsterdam'da yaşarken ilk üç ay hiçbir Türk restoranına gitmedim, "ben kozmopolit insanım" diye kendimi kandırdım. Hollandalı arkadaşlarımla pasta ve peynir yedim. Dördüncü ayın başında, saat 14:00'te ofiste oturup yemek paketinin içine bakınca (soğuk makarna, taze mısır) anladım ki ben burada yaşamıyorum, hayatta kalıyorum. Leidesplein'deki Türk marketine gittim, adı Topkapi, sahibi Adana'dan. Tezgahta gördüğüm sucuk ve beyaz peyniri aldım, eve gidip kızarttığımda odanın kokusu değişti. Pencereden Amsterdam kanalları görünüyordu ama ben Mersin'de oturuyordum. O günden sonra her hafta pazartesi orada alışveriş yaptım. Yemek değil, hafıza almıştım.
00