Sosyal medyayı bırakmak dediğin, öyle “artık uygulamaları sildim, tamam” işi değil. 2022’nin başında Instagram ve Facebook’u sildikten sonra ilk üç gün elim sürekli cebime gitti. Cebimde telefon var, bildirim yok, ama beyin hala ısrarcı. Markette sıra beklerken, metroda otururken el gitmek istiyor. Hatta bazen telefonu cebimden çıkarıp öylece ekrana bakıyordum, sırf alışkanlık. Komik ama insan otomatiğe bağlıyor.
Bir hafta sonra eve gelip televizyonun karşısına geçtiğimde fark ettim: O sessizlik, o boşluk, insanı ilk başta biraz huzursuz ediyor. Eskiden yemeği paylaşmadan başlamıyordum, şimdi çayımı döküp öyle oturuyorum masaya. Kimseye fotoğraf atmadan yemek yemenin garip bir özgürlüğü varmış. WhatsApp’ta bile daha az yazmaya başladım. Kim, ne paylaşmış, kim kime laf sokmuş, haberim yok. Üç-beş arkadaş grubu dışında sessizlik hâkim.
Bir ay geçince sosyal çevre de değişiyor. Almanya’da yaşayan eski lise arkadaşlarım var, bazılarıyla sadece Instagram’da konuşuyorduk. Onlar yavaş yavaş yok oldular. Geriye kalanlar ise zaten yılda bir arayıp soran tipler. Fark ettim ki çoğu iletişim, algoritma gazıyla dönüyormuş. Mecbur olmadıkça kimse aramıyor. Bu biraz üzüyor ama insanın etrafındaki balonu da netleştiriyor.
Zaman kalitesi konusu asıl bomba. Önce çok boş vaktim oldu sandım. Sonra ütü, bulaşık, çamaşır derken evde daha çok iş hallettim. Hatta 2022’nin yazında ev sahibim “bu aralar evde misin, hep temizlik yapıyorsun” dedi. Halbuki sadece sosyal medyada kaybolacak zamanı geri kazandım. Akşamları eski alışkanlıkla telefona sarılamayınca kitap bitirmeye başladım. Bir yerden sonra, kitap okumak bile gösterişten çıkıp gerçekten ihtiyaç gibi hissettirdi. O kadar alışıkmışım ki görünür olmaya, kitap okurken biri görsün istermişim, şimdi kimse bilmeden okuyunca daha başka bir tadı oluyor.
Bir de kimseyle karşılaştırma derdi yok. Eskiden biri tatile gitse, “ben de gitsem” diye içim içimi yerdi, şimdi kim neredeymiş pek haberim olmuyor. Bu kafa rahatlığı Almanya’da yaşarken daha da değerli. Herkesin arabasını, evini, tatilini görmek zorunda kalmıyorum. Dışarı çıkınca kafamda sürekli “bunu paylaşsam mı” fikri olmadan yaşıyorum.
Sosyal medya bırakınca hayat yavaşlamıyor, aksine kendi hızına dönüyor. İlk başta sessizlik biraz tedirgin ediyor ama zamanla insan kendi rutiniyle barışıyor. Şubat 2023’te kısa bir süreliğine tekrar açtım, eski alışkanlıklar hemen geri geldi. Bir bakmışım, yine üç saat telefondayım. Sonra anladım ki o kafa rahatlığı, sessizlik, bilinçli bir tercih gerektiriyor. Herkesin yapabileceği bir şey değil. Ama deneyenin hayatında gerçek bir değişiklik oluyor.