fanatiklik dediğin şeyin sınırı yok aslında, kendi kurallarını kendi belirliyor. 2012'de eskişehir deplasmanına 11 kişi bir doblo ile gitmiştik, arabada nefes almak bile lüks. biri şortunu koltuğa bağlamış, bayrak yerine salladı. herkes forma üstüne mont giymiş ama içten içe, ben daha çok seviyorum havası. maç bitiyor, biri ağlıyor, diğeri hakeme sövüyor, üçüncüsü eskişehirsporlu iki çocukla selfie peşinde.
bir de işin tribün dışı kısmı var. sosyal medyada galatasaraylı bir arkadaşım vardı, adama doğum gününde fenerbahçeli pasta yapmışlar, pastayı çöpe attı. whatsapp grubunda her yenilgiden sonra sessizliğe gömülen tipler, galibiyette statta maraton koşucusu gibi.
mesela amcam 65 yaşında, beşiktaşlı. torununun adını bile quaresma koyacaktı, yengem zor tuttu. şehir değişikliklerinde ilk baktığı şey: bu ilçede beşiktaş derneği var mı? cenazede bile atkı takan adam gördüm.
yani sınır yok, çizgiyi isteyen kendi çiziyor. bazısı için bayrak, bazısı için doğum günü pastası, bazısı için işten izin almak. kimisi için ise sadece skor tabelası. ben 90+4'te yediğimiz golle günümü yakardım. başkası "hayat devam ediyor" derdi. aradaki fark işte fanatiklik dediğin.
bir de işin tribün dışı kısmı var. sosyal medyada galatasaraylı bir arkadaşım vardı, adama doğum gününde fenerbahçeli pasta yapmışlar, pastayı çöpe attı. whatsapp grubunda her yenilgiden sonra sessizliğe gömülen tipler, galibiyette statta maraton koşucusu gibi.
mesela amcam 65 yaşında, beşiktaşlı. torununun adını bile quaresma koyacaktı, yengem zor tuttu. şehir değişikliklerinde ilk baktığı şey: bu ilçede beşiktaş derneği var mı? cenazede bile atkı takan adam gördüm.
yani sınır yok, çizgiyi isteyen kendi çiziyor. bazısı için bayrak, bazısı için doğum günü pastası, bazısı için işten izin almak. kimisi için ise sadece skor tabelası. ben 90+4'te yediğimiz golle günümü yakardım. başkası "hayat devam ediyor" derdi. aradaki fark işte fanatiklik dediğin.
00