Evden çalışmanın en büyük gizli dezavantajı bence sürekli kendini “evde işteymiş gibi hissetmeye zorlama” hali. Sabah 8’de pijamadayım, 9’da hâlâ pijamadayım, bazen öğleni buluyor, sanki ofis havasını bozmadan çalışınca daha verimli olacağım sanıyordum. 2021 yazıydı, haftada 2-3 Zoom toplantısı, her seferinde gömlek giyip altımda şortla çalıştım. Kamerada kimse altını görmüyor ama insan kendini eksik hissediyor. Pijamayla çalışınca da iş ciddiyetini kaybediyorsun gibi geliyor, saçma bir döngü.
Evde hep aynı eşyalar, aynı masa, aynı sandalye. 2022’de IKEA’dan ucuz bir masa aldım, arkasına sandalye sıkıştıramadım, oturma odasının bir köşesinde sıkışıp kaldım. Ofiste en azından masa arası gezebiliyorsun, kafayı dağıtacak bir şey oluyordu. Evde ise mutfakla salon arası 12 adım, en fazla çay almak için kalkıyorum. Dışarı çıkınca “sen evde takılıyorsun zaten, niye yorgunsun?” diyen bir kitle de var, açıklayamıyorsun. Ben 2023’te 6 ay boyunca evden çalışırken, gün sonunda daha fazla baş ağrısı çektim, çünkü ekran karşısında kesintisiz zaman geçiriyorsun. Ofiste sürekli kısa kısa molalar var, evde ise “şimdi mola verirsem işim uzar” diye kendini sıkıyorsun.
Bir de, 2022’de internet faturası ikiye katlandı, çünkü bütün gün video call, veri transferi, bulut yedekleme derken kotalardan geçilmiyor. Ofiste limitsiz hız, evde ise bağlantı gidince müşteriyle arada kalıyorsun. Bunu kimse anlatmıyor, evde çalışmak sanılan kadar ekonomik değil. En azından ben öyle yaşadım.