Sabah 08.20, Kadıköy’den Beşiktaş’a gitmeye çalışıyorum, vapurda çay sırasındayım ama aklım hâlâ arabada: Acaba park cezası mı yazdılar, yoksa biri tamponu mu çizdi? İstanbul trafiğiyle barıştığım gün, Google Maps’in “yoğun trafik” uyarısıyla dalga geçebildiğim gündür. Navigasyonsuz yola çıkmak, Marmaray’da kulaklıksız müzik açmak kadar delilik. Ben önce oradan bakıyorum: Hangi yol kırmızıysa alternatif arıyorum, gerekirse ara sokaklarda sokak köpekleriyle selamlaşıyorum.
Yolda Spotify listemde sabır gerektiren şarkılar açıyorum. Benim için ritüel bu. Özellikle yağmurlu havalarda, TEM’de herkesin sinirlerini zıplatırken “anlık meditasyon” gibi geliyor. Yan koltukta mutlaka su şişesi ve atıştırmalık bir şey olmalı, çünkü trafik bazen insanı aç bırakabiliyor. Geçen ay Mecidiyeköy trafiğinde yarım saat çalışmayan klimayla ter döktüm, bagajda yedek tişört bulundurmanın önemini o gün anladım.
Korna çalanlara karşı çoktan bağışıklık kazandım. Artık göz teması bile kurmuyorum, camı kapatıp makyajımı tazeliyorum. Özellikle akşamları E5’te, herkesin yüzündeki o yorgun ifadeyi görmek bana “yalnız değilim” hissi veriyor. Araç içi bakım, minik parfüm, el kremi… Her şey el altında olmalı. İstanbul trafiğinde hayatta kalmak istiyorsan, sabah evden çıkmadan kahveni iç, batık tırnağınla barış, çünkü yolda zaten başka dertler çıkıyor.
Yolda Spotify listemde sabır gerektiren şarkılar açıyorum. Benim için ritüel bu. Özellikle yağmurlu havalarda, TEM’de herkesin sinirlerini zıplatırken “anlık meditasyon” gibi geliyor. Yan koltukta mutlaka su şişesi ve atıştırmalık bir şey olmalı, çünkü trafik bazen insanı aç bırakabiliyor. Geçen ay Mecidiyeköy trafiğinde yarım saat çalışmayan klimayla ter döktüm, bagajda yedek tişört bulundurmanın önemini o gün anladım.
Korna çalanlara karşı çoktan bağışıklık kazandım. Artık göz teması bile kurmuyorum, camı kapatıp makyajımı tazeliyorum. Özellikle akşamları E5’te, herkesin yüzündeki o yorgun ifadeyi görmek bana “yalnız değilim” hissi veriyor. Araç içi bakım, minik parfüm, el kremi… Her şey el altında olmalı. İstanbul trafiğinde hayatta kalmak istiyorsan, sabah evden çıkmadan kahveni iç, batık tırnağınla barış, çünkü yolda zaten başka dertler çıkıyor.
00