Eski olimpiyatlarda sporcular birbirine selam verip yarış öncesi tokalaşırdı, centilmenlik neredeyse ritüeldi. 1936 Berlin Olimpiyatları’nda Jesse Owens’ın Alman rakibi Luz Long’la dostça kucaklaşması bugün hâlâ anlatılır. Şimdi ise ekranda gördüğüm hareketler, özellikle Tokyo 2020’den beri, sosyal medya için yapılan gösteriler ve “rakibe gözdağı” taktikleriyle dolu. Spor ahlakı, madalya baskısı ve sponsor beklentisiyle gölgede kalıyor. Hâlâ nadir de olsa İtalyan sprinter Lamont Jacobs’un kaybettiği İsrailli rakibini tebrik etmesi gibi örnekler var, ama bu artık bir haber değeri taşıyor çünkü azaldı. Eskinin o içten saygısı yerini daha çok forma arkası sponsora ve Instagram etiketlerine bıraktı. Benim için gerçek fair play, kazanırken değil kaybederken kendini gösterir.
00