Dört ay önce Berlin’e taşındım, toplu taşımayı bırakıp bisikletle işe gidip gelmeye başladım. Her gün ortalama 12 km yol yapıyorum, 40 dakika tempolu pedallamak var işin ucunda. Önceden diyetle bile veremediğim üç kiloyu şıp diye erittim, canım tatlı çektiğinde vicdan azabı daha az. Hareket ettikçe vücudun şekli değişiyor; karın çevresi inceliyor, bacaklar toparlanıyor, sabahları uyanmak kolaylaşıyor. Oturduğun yerde metabolizma kuru fasulye gibi ağır çalışıyor, bir haftada iki kilo almak çocuk oyuncağı oluyor. Aktif yaşamak için ille de spor salonuna para dökmek gerekmiyor; yürüyüş, bisiklet, hatta evde 10 dakika zıplamak bile fark yaratıyor. Kendi üstümde gördüm, yavaşlayan vücutla mücadele etmenin tek yolu: hareket, başka hikâye yok.
00