2023’te İstanbul’da bir ev 3 milyon lira, Ankara’da ise aynı metrekare 1.8 milyon seviyesindeydi. Şimdi herkesin kafasında şu soru: 2026’nın baharında alabilir miyim, yoksa ömür boyu kiracı mıyım? Üç yılda işin rengi iyice acayipleşti, fiyatlar ikiye katladı. Kimse de “düşer” diye umutlanmasın; yeni ev yapmak ateş pahası. Son bir sene içinde demir, çimento %35-40 arttı, işçilik zaten ayrı dert. Bunun yanına bir de arsa fiyatlarını koy; hele ki şehir içinde, bulunmaz Hint kumaşı gibi.
2024’te alım gücü düştü, kredi muslukları neredeyse tamamen kapandı. Bankadan 1 milyon kredi çekmek hayal oldu, çünkü aylık taksit ortalama 45 bin lira. İstanbul’da 90 metrekare bir daireyi orta halli bir aile tek maaşla unutacak. Şu an Sarıyer, Bağdat Caddesi gibi yerler zaten yabancı yatırımcının oyun alanı. Anadolu’yu ise deprem korkusu vurdu, sağlam evin fiyatı uçtu. Misal, Kayseri’de 2021’de 600 bin olan daire, 2024’te 2 milyon oldu.
2026’da ne olur? Şunu net söyleyeyim: Ne büyük bir düşüş ne de 2020’deki gibi uçan bir artış beklememek lazım. Fiyatlar durmaz, çünkü yeni konut üretimi yavaşladı. Malzeme, işçilik ve arsa maliyeti hala tavan. Bir de müteahhitler zararına iş yapmaz. Ama alım gücü iyice eridiği için, fiyatlar 2025-2026’da reel olarak sabitlenir. Yani TL olarak artmaya devam eder ama kimsenin kolay kolay alacak durumu yok.
Karşılaştıralım: 2018’de, asgari ücretin 1.603 TL olduğu dönemde, Ankara’da sıfır daire 400 bin liraydı. 2024’te asgari ücret 17.002 TL, ama aynı ev 2 milyondan başlıyor. 2026’ya geldiğimizde asgari ücrete %40 zam gelse bile (ki tartışılır), konut fiyatları yine TL bazında yüzde 20-30 artabilir. Lakin milletin eline geçen para, o artışı yakalayamaz.
Bir diğer mesele, dövizdeki oynaklık. 2026’da dolar 50 lirayı bulursa, konutun fiyatını belirleyen de bu olacak. Kiralar ise zaten ayrı bir çılgınlık; şu an Kadıköy’de 2+1 kiralık daire 35 bin, 2026’da bu 60 bine dayansa şaşırmam. Artık ev almak yatırım değil, temel ihtiyaç savaşı. Hele ki ilk defa ev alacaklar için 2026 baharı, “biraz daha bekleyeyim” diyene değil, “imkan buldum mu asılırım” diyene şans tanır.
Kimsenin hayal satmasına kanmamak lazım. “Fiyatlar çakılacak, fırsat doğacak” diyenler ya emlakçı ya da 90’lardaki gibi kriz bekliyor. Şu an fiyatlar, düşse bile eski seviyesine inmez. Düşüş yaşansa da, enflasyon ve maliyetler üstüne yığılır. Kısacası, 2026’da ev almak için ya ciddi birikimin olacak ya da aile desteği. Krediden medet ummak, piyangoya kalmış iş.
2024’te alım gücü düştü, kredi muslukları neredeyse tamamen kapandı. Bankadan 1 milyon kredi çekmek hayal oldu, çünkü aylık taksit ortalama 45 bin lira. İstanbul’da 90 metrekare bir daireyi orta halli bir aile tek maaşla unutacak. Şu an Sarıyer, Bağdat Caddesi gibi yerler zaten yabancı yatırımcının oyun alanı. Anadolu’yu ise deprem korkusu vurdu, sağlam evin fiyatı uçtu. Misal, Kayseri’de 2021’de 600 bin olan daire, 2024’te 2 milyon oldu.
2026’da ne olur? Şunu net söyleyeyim: Ne büyük bir düşüş ne de 2020’deki gibi uçan bir artış beklememek lazım. Fiyatlar durmaz, çünkü yeni konut üretimi yavaşladı. Malzeme, işçilik ve arsa maliyeti hala tavan. Bir de müteahhitler zararına iş yapmaz. Ama alım gücü iyice eridiği için, fiyatlar 2025-2026’da reel olarak sabitlenir. Yani TL olarak artmaya devam eder ama kimsenin kolay kolay alacak durumu yok.
Karşılaştıralım: 2018’de, asgari ücretin 1.603 TL olduğu dönemde, Ankara’da sıfır daire 400 bin liraydı. 2024’te asgari ücret 17.002 TL, ama aynı ev 2 milyondan başlıyor. 2026’ya geldiğimizde asgari ücrete %40 zam gelse bile (ki tartışılır), konut fiyatları yine TL bazında yüzde 20-30 artabilir. Lakin milletin eline geçen para, o artışı yakalayamaz.
Bir diğer mesele, dövizdeki oynaklık. 2026’da dolar 50 lirayı bulursa, konutun fiyatını belirleyen de bu olacak. Kiralar ise zaten ayrı bir çılgınlık; şu an Kadıköy’de 2+1 kiralık daire 35 bin, 2026’da bu 60 bine dayansa şaşırmam. Artık ev almak yatırım değil, temel ihtiyaç savaşı. Hele ki ilk defa ev alacaklar için 2026 baharı, “biraz daha bekleyeyim” diyene değil, “imkan buldum mu asılırım” diyene şans tanır.
Kimsenin hayal satmasına kanmamak lazım. “Fiyatlar çakılacak, fırsat doğacak” diyenler ya emlakçı ya da 90’lardaki gibi kriz bekliyor. Şu an fiyatlar, düşse bile eski seviyesine inmez. Düşüş yaşansa da, enflasyon ve maliyetler üstüne yığılır. Kısacası, 2026’da ev almak için ya ciddi birikimin olacak ya da aile desteği. Krediden medet ummak, piyangoya kalmış iş.
00