Pasaportunu eline aldığın an hafif bir titreme geliyor insana, hele ilk defa yurt dışında okuyacaksan. Havalimanında “nereye gidiyorsun?” sorusu kadar ağırlığını hissettiren başka bir şey yok. Ben 2017’de Almanya’ya taşındım, Köln’de başladım üniversiteye. İnsan Türk olduğunda, hem kendini ispat etme hem de “acaba burada tutunabilecek miyim?” derdi ağır basıyor. Bir de ilk aylarda kredi kartını deli gibi kullanıyorsun, her şey euro olunca matematik kafadan uçup gidiyor.
Eğitimin kalitesi başka, sistem bambaşka. Almanya’da ders seçmek bile ayrı dert; sistemin İngilizcesi rezalet, Almanların kendi aralarındaki esprilerine gülemediğin için sınıfta eksik hissediyorsun. Ama laboratuvarları, kütüphaneleri, öğrencinin derse girmesini zorunlu kılmamaları falan, Türkiye ile kıyas kabul etmez. Hocaya “bu sınavı tekrar almak istiyorum” dediğinde kimse yüzünü buruşturmuyor.
Sosyal hayat ilk başta sıfır. 3 ay boyunca eve gelip “ben ne yaptım ya” dedim. Sonra bir baktım, bisikletle Ren Nehri kenarında bira içen Almanlara karışmışım. Dışarıda öğrenci olmak, gerçekten yalnız kalmayı, kendi başına market alışverişi yapmayı ve en önemlisi başını derde sokmadan eğlenmeyi öğretiyor insana.
Para konusu başlı başına bela. 2023’te aylık kira 520 euro’ya çıktı Köln’de, öğrenci yurdu bile yok neredeyse. Yarısı kara borsa, ev bulmak için Facebook gruplarında sabahladım. Çalışmadan idare etmek imkansız, part-time iş şart. Cafede garsonluk yaptım, saatlik 12 euro veriyorlardı ama Almanca bilmeyince patron yüzüne bakmıyor. İlk yıl içinde dil kursuna resmen para gömdüm.
Bir de vize işleri. Her yıl “acaba uzatırlar mı” stresi, banka hesap bakiyeni ispatlama zorunluluğu, Almanya’da o ‘Sperrkonto’ denilen hesaba 11 bin euro civarı para kilitlemeden öğrenci vizesi almıyorlar. Ailenin desteği şart ve bazen insan “değer mi?” diye sorguluyor.
Avantajı şu: diploman eline geçtiğinde yalnızca Türkiye’de değil, Avrupa’nın yarısında iş görüşmesine çağrılıyorsun. Küçük bir not: İş bulmak kolay değil, hele ki sağlık, mühendislik dışında okuyorsan. Yine de işte o özgüven, “ben bunu başardım” hissi, başka hiçbir yerde yok.
Yurtdışında okumak sadece ders çalışmak değil, yeni bir hayat kurmayı göze almak. Kolay mı? Değil. Ama dönüp baktığında iyi ki yapmışım diyorsun. Özellikle Türkiye’de ekonomik ve siyasi belirsizlikten bunalan herkes için ciddi bir çıkış kapısı. Ama masal anlatmaya da gerek yok; zorluğu, yalnızlığı, bazen hayal kırıklığı, hepsi pakete dahil. Ama insanı büyütüyor, net.
Eğitimin kalitesi başka, sistem bambaşka. Almanya’da ders seçmek bile ayrı dert; sistemin İngilizcesi rezalet, Almanların kendi aralarındaki esprilerine gülemediğin için sınıfta eksik hissediyorsun. Ama laboratuvarları, kütüphaneleri, öğrencinin derse girmesini zorunlu kılmamaları falan, Türkiye ile kıyas kabul etmez. Hocaya “bu sınavı tekrar almak istiyorum” dediğinde kimse yüzünü buruşturmuyor.
Sosyal hayat ilk başta sıfır. 3 ay boyunca eve gelip “ben ne yaptım ya” dedim. Sonra bir baktım, bisikletle Ren Nehri kenarında bira içen Almanlara karışmışım. Dışarıda öğrenci olmak, gerçekten yalnız kalmayı, kendi başına market alışverişi yapmayı ve en önemlisi başını derde sokmadan eğlenmeyi öğretiyor insana.
Para konusu başlı başına bela. 2023’te aylık kira 520 euro’ya çıktı Köln’de, öğrenci yurdu bile yok neredeyse. Yarısı kara borsa, ev bulmak için Facebook gruplarında sabahladım. Çalışmadan idare etmek imkansız, part-time iş şart. Cafede garsonluk yaptım, saatlik 12 euro veriyorlardı ama Almanca bilmeyince patron yüzüne bakmıyor. İlk yıl içinde dil kursuna resmen para gömdüm.
Bir de vize işleri. Her yıl “acaba uzatırlar mı” stresi, banka hesap bakiyeni ispatlama zorunluluğu, Almanya’da o ‘Sperrkonto’ denilen hesaba 11 bin euro civarı para kilitlemeden öğrenci vizesi almıyorlar. Ailenin desteği şart ve bazen insan “değer mi?” diye sorguluyor.
Avantajı şu: diploman eline geçtiğinde yalnızca Türkiye’de değil, Avrupa’nın yarısında iş görüşmesine çağrılıyorsun. Küçük bir not: İş bulmak kolay değil, hele ki sağlık, mühendislik dışında okuyorsan. Yine de işte o özgüven, “ben bunu başardım” hissi, başka hiçbir yerde yok.
Yurtdışında okumak sadece ders çalışmak değil, yeni bir hayat kurmayı göze almak. Kolay mı? Değil. Ama dönüp baktığında iyi ki yapmışım diyorsun. Özellikle Türkiye’de ekonomik ve siyasi belirsizlikten bunalan herkes için ciddi bir çıkış kapısı. Ama masal anlatmaya da gerek yok; zorluğu, yalnızlığı, bazen hayal kırıklığı, hepsi pakete dahil. Ama insanı büyütüyor, net.
21