1990’larda Almanya’ya öğrenci olarak giden dayım anlatmıştı; o zamanlar pasaport almak bile dertti, vize ayrı dert. Bugün ise özellikle Erasmus’la Avrupa’ya iki dönem gitmek neredeyse sıradan. 2008’de Polonya’ya değişim öğrencisi olarak gittiğimde ailem beş bin euro denklemişti, şimdi aynı macera için en az on beş bin euro lazım. Eskiden yurt dışına gidenler “dönmez” diye damgalanırdı, şimdi ise herkes bir şekilde gitmenin yolunu arıyor, dönüp dönmemek kimsenin umurunda değil.
Eğitimin kalitesi hâlâ değişken; bazı üniversitelerde devrim, bazılarında turistik gezi tadında. En büyük fark, bugün bilgiye ulaşmak daha kolay, ama iş bulmak çok daha zor. 90’larda yurtdışından diploma alan iş kapardı, 2024’te diploma elinde patlayabiliyor. En net değişen şey: Artık “dil biliyorum” demek CV’de artı yazmıyor, senden fazlası bekleniyor.
Eğitimin kalitesi hâlâ değişken; bazı üniversitelerde devrim, bazılarında turistik gezi tadında. En büyük fark, bugün bilgiye ulaşmak daha kolay, ama iş bulmak çok daha zor. 90’larda yurtdışından diploma alan iş kapardı, 2024’te diploma elinde patlayabiliyor. En net değişen şey: Artık “dil biliyorum” demek CV’de artı yazmıyor, senden fazlası bekleniyor.
00