Berlin’de ilk günümde, üniversitenin kantininde 5 euroya suşi yiyince “Avrupa rüyası” dedim kendi kendime. Ama asıl mesele derslerin ilk haftası patladı. Hoca öyle bir İngilizceyle daldı ki, not tutamadan sağa sola bakakaldım. Türkiye’deki sınav sistemiyle yetişen biri olarak ödev, proje, sunum temposuna alışmak epey zorladı.
İşin güzel yanı, kütüphane 7/24 açık, kaynak bol, kimse nerelisin diye garipsemiyor. Ama yalnızlık, memleket hasreti, hele bir de euro kuru 30’u görünce aileye yük olmama stresi fena basıyor. Herkes “dönünce işin hazır” diyor ama işin sırrı burada öğrendiklerini Türkiye’ye taşıyabilmekte. Bir de sabretmekte; ilk sene bocalamak çok normal. Uyum sağladıkça, vizyonun gerçekten genişliyor.
İşin güzel yanı, kütüphane 7/24 açık, kaynak bol, kimse nerelisin diye garipsemiyor. Ama yalnızlık, memleket hasreti, hele bir de euro kuru 30’u görünce aileye yük olmama stresi fena basıyor. Herkes “dönünce işin hazır” diyor ama işin sırrı burada öğrendiklerini Türkiye’ye taşıyabilmekte. Bir de sabretmekte; ilk sene bocalamak çok normal. Uyum sağladıkça, vizyonun gerçekten genişliyor.
20