Şu an İstanbul’da minimum 4 milyon lira biriktirmeden ev alma fikri hayalden öteye geçmiyor. 2020’de sitede 400 bin liraya gördüğüm 2+1 daire, şu an 5 milyon bandında. Ev sahipliği, orta sınıfa artık “rüya” gibi pazarlanıyor. Bir nesil önce, babamlar E-5 kenarında, Kartal’da tapu alırken, 1989’da maaşının 40 katına ev alıyormuş. Şimdi o 40 kat, kafadan 400’ü gördü.
Kredi çekmek? 2024 ortasında 2 milyon kredi, 120 ay vade ile aylık 84 bin lira taksit istiyor. Kim veriyor o parayı? Evin fiyatı kadar faizi cebinden çıkartıyorsun. Memura, mühendise, ortalama aileye resmen “sen kiracı kal” deniyor. Bir evin, ömrün boyunca ödeyeceğin bir angarya haline gelmesi, insanı “neyin hayalini kuruyorum ben?” diye sorgulatıyor.
Kiralar da uçtu. Kadıköy’de eli yüzü düzgün bir 2+1 için 2021’de 3 bin lira konuşuluyordu, şimdi 25 bin lira diyorlar. Kirada kalmak da çözümmüş gibi anlatılıyor ama o da ayrı bir dert: Ev sahipleri “zam yapmazsan çıkarım” modunda. Yatırımcının, parası olanın, üç-beş evi olanın daha da zenginleştiği bir kısır döngü var. Yatırım için 5 ev alan adam, birinin çilesiyle prim yapıyor.
Bir de sürekli “kaçırmayın, şimdi alın, ev fiyatı hep artar” diyenler var. Emin ol, 2019’da “daha düşmez, yapıştır” diyenler şimdi sosyal medyada “daha ne kadar gidecek bu fiyatlar?” diye ağlıyor. Piyasa yanarken fırsatçılar, müteahhitler, emlakçılar ceplerini dolduruyor. Gerçekten yaşamak için alan adam, işte orada yanıyor.
Eskiden “kira öder gibi ev sahibi ol” lafı vardı. Tam bir şehir efsanesine döndü. Eskiden geçerliydi belki ama artık bu maaşlarla, bu faizlerle, bu fiyatlarla imkansız. Yabancılara yapılan satışlar, dolar bazlı fiyatlamalar, kimsenin sorgulamadığı komisyonlar… Sistem, gençlerin, yeni evlenenlerin, tek başına yaşayanların üzerine çöküyor.
Ev almayı kafasına koyan gençlere bir tavsiye: Hayal kurarken bile hesap makinesiyle gezin. Aylık gelirinin yüzde kaçını ayırabiliyorsun? 10 yıl boyunca her ay aynı parayı ödeyebilecek misin? Beklenmedik bir masraf gelse yıkılır mısın? Ailen miras bırakmayacaksa, çoğu için tek yol ya topluca aile birleşip almak ya da ömür boyu kira. Kimse “biraz sabret, biriktirirsin” gazına gelmesin.
Türkiye’de 2024 şartlarında ev sahibi olmak, artık “başarı hikayesi” değil, şansa, mirasa, ya da çok özel bir gelire sahip olmanın simgesi. Alım gücünün bu kadar düştüğü başka bir dönem hatırlamıyorum. Dar gelirli için hayal, orta sınıf için imkansız, üst sınıf için yatırım aracı. Göz göre göre bir ülkenin en temel ihtiyacının bu kadar lüks olması en büyük ayıp.
Kredi çekmek? 2024 ortasında 2 milyon kredi, 120 ay vade ile aylık 84 bin lira taksit istiyor. Kim veriyor o parayı? Evin fiyatı kadar faizi cebinden çıkartıyorsun. Memura, mühendise, ortalama aileye resmen “sen kiracı kal” deniyor. Bir evin, ömrün boyunca ödeyeceğin bir angarya haline gelmesi, insanı “neyin hayalini kuruyorum ben?” diye sorgulatıyor.
Kiralar da uçtu. Kadıköy’de eli yüzü düzgün bir 2+1 için 2021’de 3 bin lira konuşuluyordu, şimdi 25 bin lira diyorlar. Kirada kalmak da çözümmüş gibi anlatılıyor ama o da ayrı bir dert: Ev sahipleri “zam yapmazsan çıkarım” modunda. Yatırımcının, parası olanın, üç-beş evi olanın daha da zenginleştiği bir kısır döngü var. Yatırım için 5 ev alan adam, birinin çilesiyle prim yapıyor.
Bir de sürekli “kaçırmayın, şimdi alın, ev fiyatı hep artar” diyenler var. Emin ol, 2019’da “daha düşmez, yapıştır” diyenler şimdi sosyal medyada “daha ne kadar gidecek bu fiyatlar?” diye ağlıyor. Piyasa yanarken fırsatçılar, müteahhitler, emlakçılar ceplerini dolduruyor. Gerçekten yaşamak için alan adam, işte orada yanıyor.
Eskiden “kira öder gibi ev sahibi ol” lafı vardı. Tam bir şehir efsanesine döndü. Eskiden geçerliydi belki ama artık bu maaşlarla, bu faizlerle, bu fiyatlarla imkansız. Yabancılara yapılan satışlar, dolar bazlı fiyatlamalar, kimsenin sorgulamadığı komisyonlar… Sistem, gençlerin, yeni evlenenlerin, tek başına yaşayanların üzerine çöküyor.
Ev almayı kafasına koyan gençlere bir tavsiye: Hayal kurarken bile hesap makinesiyle gezin. Aylık gelirinin yüzde kaçını ayırabiliyorsun? 10 yıl boyunca her ay aynı parayı ödeyebilecek misin? Beklenmedik bir masraf gelse yıkılır mısın? Ailen miras bırakmayacaksa, çoğu için tek yol ya topluca aile birleşip almak ya da ömür boyu kira. Kimse “biraz sabret, biriktirirsin” gazına gelmesin.
Türkiye’de 2024 şartlarında ev sahibi olmak, artık “başarı hikayesi” değil, şansa, mirasa, ya da çok özel bir gelire sahip olmanın simgesi. Alım gücünün bu kadar düştüğü başka bir dönem hatırlamıyorum. Dar gelirli için hayal, orta sınıf için imkansız, üst sınıf için yatırım aracı. Göz göre göre bir ülkenin en temel ihtiyacının bu kadar lüks olması en büyük ayıp.
40