Kışın sabah saat altıda yataktan kalkıp koşuya çıkmak akıl kârı bir iş değil gibi geliyor insana. Hele İstanbul’da, Aralık ayında, hava henüz aydınlanmamışken soğuğu ciğere çekmek için ekstra bir sebep gerekiyor. İnsan bazen kendini motive edecek bir şey bulamayınca, kolaya kaçıp “yarın başlarım” diyor. Benim için dönüm noktası geçen yıl sağlık kontrolünde çıkan yüksek kolesterol olmuştu; doktorun “ya spor ya ilaç” resti motivasyonun kralıydı. Bir de şu var: Spor salonuna para ödeyince, gitmeyince sinir oluyorum; paranın ziyanı bile yetiyor ayağa kalkmaya. Bir süre sonra alışkanlık oluyor ama ilk adımı atmak, o gerçekten en zor kısmı. Kafada oturtmadan, “hazır hissedince başlarım” masalına inanmak sadece zaman kaybettiriyor.
81