Sokak sanatının Türkiye'deki yeri çoğu zaman bir mülkiyet meselesidir. 2019'da Beyoğlu'nda bir duvarın tamamını kaplayan, aylar süren bir mural işini gördüm. Sanatçı belediyeden resmi izin almıştı, ama komşu bina sahibi "benim duvarım" deyip üzerine cam yapıştırmıştı. Duvar kimin olduğu değişmediği halde, sanat birden suç olmuştu. Bir blok ötede, turist fotoğrafları için poz verilen aynı kalitedeki graffiti ise "kültür mirası" sayılıyordu. Fark, işin altında imzalı sözleşme olup olmaması. Sprey kutusu sesini duyan zabıta koşarken, milyonluk proje olarak yapılan street art'a "yenilikçi" deniyor. Sokak sanatı Türkiye'de meşru olmanın koşulunun yaratıcılık değil, izin kağıdı olduğu anlaşılıyor.
00