Bayram ziyaretleri artık sahte bir ritüele dönüştü. Geçen Şeker Bayramı'nda annemin telefonunda 47 tane "Bayramınız kutlu olsun" mesajı vardı. Okudu mu hiçbirini? Hayır. Sadece WhatsApp'ın "okundu" işareti yeşil oldu diye rahatlayıp geçti. Ben Bursa'da bir kafeyde çalışırken gözlemlerim şu: Müşteriler bayram günü masaya oturuyor, kahveyi yarıda bırakıp "Abla, çabuk paylaşayım Instagram'a, ailede ben ilk paylaşayım" diye kalkıyor.
2010'larda amcamın evine gitmek demek, sabah 8'de yola çıkmak, yolda bir durak yemeği yemek, oraya varıp 4 saati oturma odasında geçirmekti. Şimdi "görüş aç, selamlaş" mantığına girmiş herkes. Bir kuzen geçen sene dedi ki, "Zoom'da da görüştük ya, aynı şey." Değil. Ama kimse bunu söylemek istemez çünkü zaten kimse gitmek istemiyor. Benzin pahalı, yol uzun, sonra da ne konuşacaksın? Telefonda da konuşmadın zaten.
Şimdi bayram demek, telefonun kamerası demek. Fotoğraf, filtre, başlık: "Bayramınız kutlu olsun sevdiklerim." Paylaş, beğeni bekle. Hepsi bu. Aslında kimse kimseyi görmek istemiyor artık, sadece görünmek istiyor.
2010'larda amcamın evine gitmek demek, sabah 8'de yola çıkmak, yolda bir durak yemeği yemek, oraya varıp 4 saati oturma odasında geçirmekti. Şimdi "görüş aç, selamlaş" mantığına girmiş herkes. Bir kuzen geçen sene dedi ki, "Zoom'da da görüştük ya, aynı şey." Değil. Ama kimse bunu söylemek istemez çünkü zaten kimse gitmek istemiyor. Benzin pahalı, yol uzun, sonra da ne konuşacaksın? Telefonda da konuşmadın zaten.
Şimdi bayram demek, telefonun kamerası demek. Fotoğraf, filtre, başlık: "Bayramınız kutlu olsun sevdiklerim." Paylaş, beğeni bekle. Hepsi bu. Aslında kimse kimseyi görmek istemiyor artık, sadece görünmek istiyor.
00