2019 yazı, Münih’te işe yeni başladım. Ford Fiesta, 1.0 Ecoboost benzinli kiraladım. Şehir içi trafiğinde 7 litreleri gördüm. O zaman Almanya’da litre benzin 1.40 euro civarıydı, maaşla kıyaslayınca çok koymazdı ama yine de deli gibi tüketiyordu. Araba hafif, motor küçük ama Alman otobanında 160’a çıkınca benzin su gibi gidiyor. Bir sene sonra deneyeyim dedim, Peugeot 208 dizel aldım. Uzun yol performansı iyi, 4 litreyle Stuttgart’a gidip geldim. Ama motor sesi, titreme, o dizel kokusu… Üç saat yolculukta kafa şişiyor. Elektrikli ise ayrı bir stres. 2023’te Berlin’de Smart elektrikliyle gezdim, menzil 160 km, Berlin soğuğunda yarı yarıya düşüyor. Evde priz var, şarj 6 saat. Sokakta şarj noktası dolu, bekle Allah bekle. Millet Tesla’ya biniyor ama evinde duvar tipi şarj aleti olmayanı perişan ediyor. Türkiye’ye gelince; İstanbul’da elektrikliyle taksiye bindim, şoför “abi her gün priz arıyorum” dedi. Bir de şarj fiyatı, zam geldikçe benzin desen değil, elektrik desen hiç değil. Ben hâlâ 2004 model benzinli Megane’ı satamıyorum, o ayrı mesele.
102