2019 yazı, Antalya Lara’da üç yıldızlı bir otelde “her şey dahil”e kanıp da gittiğim tatili hâlâ unutamıyorum. Kafamda “Ucuz tatil, bol yemek, sınırsız havuz” hayaliyle girdim ama ilk gün şezlong kapma savaşına girdim. Sabah altıda kalkıp havlu serdim ki yer bulayım diye, millet Formula 1 startı gibi koşuyor. Öğlen açık büfede dönen tavuk kuyruğunda 15 dakika bekledim, tabakta iki kaşık pilav, bir parça tavuk kalmış. O an Jet Fadıl’ın timeshare vaatleriyle kandırılmış gibi hissettim. Yani dışarıda bir kafede oturup 25 lira fazla versem, hem güneşe küfretmeden kahvemi içeceğim, hem insanlıktan çıkmayacağım. Her şey dahil adı üstünde: pişmanlık da dahil. Bir daha ucuz otel avına çıkarsam, bana o sabah altı havlu serme deneyimini hatırlat.
00