Benim pişmanlığım her zaman fotoğraf çekmek için yaşadığım anları kaçırmak. Geçen haziranda Kapadokya'da balonla uçtum, o sahah güneş doğarken. Herkes kameralarını kaldırmışken ben de kaldırdım tabii, ama sonra fark ettim ki dört saat boyunca telefonun ekranından baktığım dışında hiçbir şey hatırlamıyorum. Hava kaç dereceydi, rüzgar nasıl hissetti, yanımda oturan adamın adı ne, hiçbiri. Eve dönerken 847 fotoğraf vardı, hepsinde ben ya da gökyüzü. Birini paylaştım sosyal medyada, 200 beğeni aldı, sonra sildi hepsini.
Daha kötüsü, o fotoğrafları çekerken kaçırdığım şeyler var. Yanımda oturan yaşlı kadın, oğlu ölmüşmüş, 30 yıl sonra buraya gelmiş demiş. Ben bunu öğrendim fotoğraf çekerken, yarım kulakla dinledim. Şimdi balonun içinde neler olup bittiğini hatırlamak istiyorum ama sadece ekran parlaklığı var kafamda.
Tatil dönüşü telefondan silmek çok zor oluyor. Bir kısmını tutuyorsun, bazen açıp bakıyorsun ama o an geri gelmiyor. Sonraki tatilde yine aynısını yapacağım biliyorum, ama bu sefer biraz daha az belki.
Daha kötüsü, o fotoğrafları çekerken kaçırdığım şeyler var. Yanımda oturan yaşlı kadın, oğlu ölmüşmüş, 30 yıl sonra buraya gelmiş demiş. Ben bunu öğrendim fotoğraf çekerken, yarım kulakla dinledim. Şimdi balonun içinde neler olup bittiğini hatırlamak istiyorum ama sadece ekran parlaklığı var kafamda.
Tatil dönüşü telefondan silmek çok zor oluyor. Bir kısmını tutuyorsun, bazen açıp bakıyorsun ama o an geri gelmiyor. Sonraki tatilde yine aynısını yapacağım biliyorum, ama bu sefer biraz daha az belki.
00