Sosyal medya 2015'te benim için bir haber uygulamasıydı, 2024'te ise bir psikolojik savaş alanı. Fark şu: eskiden bir olayı öğrenirdim, şaşırırdım, ardından unuturdum. Şimdi aynı olayı 47 farklı versiyondan, 12 farklı açıdan, 8 saat boyunca tüketiyorum. Beynim daha bilgili mi? Kesinlikle hayır, daha yorgun.
Whatsapp grup sohbetleriyle başladı her şey. 2016'da bir grup vardı, 40 kişi, hepsi lise arkadaşları. Sabah açtığımda 300 mesaj. Gece kapattığımda 500. Kimse kimseyi dinlemiyordu, herkes kendi seçtiği haberle savaşıyordu. Şimdi farkı görüyorum: o zamanlar tartışma vardı, insanlar ısınırdı ama ertesi gün unutürlerdü. Şimdi her tartışma arşivlenir, her söz ölümsüzleşir. Biri 2019'de yazdığı bir tweet için 2024'te ceza çekebiliyor.
Instagram'ın ruhu tamamen değişti. 2017'de gerçek fotoğraf paylaşıyorduk, saçı dağınık, fonda çaydanlık vardı. Şimdi herkes katalog sayfası. Filtre, açı, ışık, yazı tipi. Yaşamı yaşamıyoruz, yaşamın görüntüsünü üretiyoruz. Bir arkadaş, Galata Kulesi'nde 15 dakika fotoğraf çekti, 30 saniye oturdu. Sosyal medyada 2 dakikada tüketildi, gerçek hayatta unutuldu.
Algoritma dedikleri şey de aslında bir tuzak. Beynine benzer şeyi gösteriyor, kendi düşünceni genişletmiyor. Ben sağcıyım, sağcı içeriği görürüm. Sol tarafta ne olduğunu bilemem. Herkes kendi gerçekliğinde yaşıyor. Tartışma değil, monolog var. Linç kültürü bundan doğdu, çünkü insanlar birbirini dinlemeyi unuttu.
Whatsapp grup sohbetleriyle başladı her şey. 2016'da bir grup vardı, 40 kişi, hepsi lise arkadaşları. Sabah açtığımda 300 mesaj. Gece kapattığımda 500. Kimse kimseyi dinlemiyordu, herkes kendi seçtiği haberle savaşıyordu. Şimdi farkı görüyorum: o zamanlar tartışma vardı, insanlar ısınırdı ama ertesi gün unutürlerdü. Şimdi her tartışma arşivlenir, her söz ölümsüzleşir. Biri 2019'de yazdığı bir tweet için 2024'te ceza çekebiliyor.
Instagram'ın ruhu tamamen değişti. 2017'de gerçek fotoğraf paylaşıyorduk, saçı dağınık, fonda çaydanlık vardı. Şimdi herkes katalog sayfası. Filtre, açı, ışık, yazı tipi. Yaşamı yaşamıyoruz, yaşamın görüntüsünü üretiyoruz. Bir arkadaş, Galata Kulesi'nde 15 dakika fotoğraf çekti, 30 saniye oturdu. Sosyal medyada 2 dakikada tüketildi, gerçek hayatta unutuldu.
Algoritma dedikleri şey de aslında bir tuzak. Beynine benzer şeyi gösteriyor, kendi düşünceni genişletmiyor. Ben sağcıyım, sağcı içeriği görürüm. Sol tarafta ne olduğunu bilemem. Herkes kendi gerçekliğinde yaşıyor. Tartışma değil, monolog var. Linç kültürü bundan doğdu, çünkü insanlar birbirini dinlemeyi unuttu.
101