Meslek lisesine 2005’te başladım, o dönem “okuyamayanların gittiği okul” muamelesi vardı. Okulun atölyesine ilk girdiğimde tezgâhta tornadan parça çıkarıyorduk, yağlı ellerle kantinde tost sırası bekledim. Okul müdürü sürekli “bir işin olur” diye motive ediyordu ama staj ararken firmaların çoğu lise öğrencisini almak istemiyordu. Mezuniyet sonrası sınıf arkadaşlarımın yarısı başka işlerde garson, kasiyer oldu. Ben elektrikçilik yaptım bir sene, asgari ücretten biraz fazla aldım ama sosyal hak yoktu. Sonra Almanya’ya geldim, burada aynı diplomaya saygı da, iş imkânı da var. Türkiye’de meslek lisesi hâlâ ikinci sınıf vatandaş muamelesi görüyor. Bu yüzden bir sürü genç, bölümünü sevse bile başka hayaller kurmak zorunda kalıyor.
00