90’lar Antalya’sında sokakta oynayan çocuklardan biriydim. Annem, sokağın başındaki bakkala gönderirken "dikkat et, yabancılarla konuşma" derdi ama tanıdık komşunun çocuğu yerde ağlasa, hiç tereddütsüz bırakıp yardıma koşardı. O nesilde hep bir başkasıyla kıyaslamak vardı. Mesela, ilkokulda resim defterimi gösterdim, "Ama Zeynep’in daha güzel olmuş" dedi. Ebeveynlerin en büyük hatası bu bence: kendi çocukluğundaki eksikleri telafi etmeye çalışırken bizim karakterimize hiç bakmadan, kalıptan çıkmış bir model yaratmaya çalışmaları. 1997 yazında, kaleiçi’nde bir dondurmacının önünde sırf oğlan çocuğu ağlıyor diye annesi tokat attı, herkes görmezden geldi. O an anladım, yetişkinler kendi çocuklarını korurken bazen çocukluğun kendisine zarar veriyor.
52