İlk defa bir bebeği kucağıma aldığımda 2017, hastane koridoru, loş ışık, yanımda sürekli tetikte bir hemşire. O an anladım ki çocuk dediğin, insanın sadece evini değil, kafasını da baştan aşağıya değiştiriyor. Ben eskiden pazar akşamları kafamı yastığa koyup ertesi günün iş listesini düşünürdüm, çocukla birlikte sabah kaçta çorap bulacağımı, gece kaç defa uyanacağımı hesaplamaya başladım. Felsefi tarafı şu: Bir insanın varlığının, başka bir varlığa bu kadar iç içe geçmesi tuhaf bir sorumluluk. Etrafımda “Hazır mıyız?” diye soran kim varsa, cevabı kimsenin hiçbir zaman tam olarak hazır olamayacağı. İki kişilik hayatın konforu bir daha gelmiyor, o yüzden bazen sabaha karşı 4, mutfakta ayakta, bebeğin mama biberonunu sallarken kendi kendime “ben kimdim?” diye düşündüğüm çok oldu.
21