Türk dizilerinde en beni sıkan klişe, hiç kimsenin normal bir sorun yaşamaması. Bir adamın işten çıkması yetmiyor, aynı hafta eşi hastalığını açıklıyor, çocuğu okulu bırakıyor, kardeşi borç batıyor. Gerçek hayatta sorunlar hep böyle sıralanmıyor. Benim de işim gitti ama babam aynı yıl hasta olmadı, bunlar farklı zamanlarda oldu. Ama dizilerde her dram sahnesi bir felaketin tam ortasında çekiliyor.
İkinci klişe, erkek karakterlerin geçmişi. Evlenecek mi diye merak edersen garantili bir sürpriz vardır. Eski sevgili, ölü eşi, bilinmeyen çocuk. Bunu da hemen söylemezler, 40 bölüm sonra çıkıyor. Kadın karakterler ise ya çok zengin ama mutsuz ya da çok fakir ama güzel. Ortası yok. Güzel ama normal hayat yaşayan biri yok.
Tartışmalar da bitmiyor hiçbir zaman. İlk bölümde başlayan anlaşmazlık, 2. sezonun sonunda hala aynı sebepten devam ediyor. Birisi özür dilese çimdik atsa düzelir ama hayır, bu 60 bölüm boyunca sürüyor. 2019'da bir diziyi 47 bölüm izledim, çıktım. Aynı sorun hala çözülmemişti.
İkinci klişe, erkek karakterlerin geçmişi. Evlenecek mi diye merak edersen garantili bir sürpriz vardır. Eski sevgili, ölü eşi, bilinmeyen çocuk. Bunu da hemen söylemezler, 40 bölüm sonra çıkıyor. Kadın karakterler ise ya çok zengin ama mutsuz ya da çok fakir ama güzel. Ortası yok. Güzel ama normal hayat yaşayan biri yok.
Tartışmalar da bitmiyor hiçbir zaman. İlk bölümde başlayan anlaşmazlık, 2. sezonun sonunda hala aynı sebepten devam ediyor. Birisi özür dilese çimdik atsa düzelir ama hayır, bu 60 bölüm boyunca sürüyor. 2019'da bir diziyi 47 bölüm izledim, çıktım. Aynı sorun hala çözülmemişti.
00