Az su içen biri olarak yıllarca kendime eziyet etmişim. Geçen yaz İstanbul’un en sıcak haftasında (Temmuz 2025) başıma gelen migren krizinden sonra doktor “günde üç litre iç, bak nasıl değişiyor hayatın” dedi. Sadece baş ağrısı da değil, yorgunluk, halsizlik, konsantrasyon eksikliği… Hepsi suyla bağlantılıymış. İnanmadım önce, ama disiplinle takip ettim; her sabah 1 litre, gün içinde de 2 litreyi tamamladım. Dört gün sonra sabahları yorgun uyanmamaya başladım. Ciltteki kuruluk bile azaldı, çatlaklar hafifledi.
Hastanelerin acil servislerinde “başım dönüyor, midem bulanıyor” diye gelenlerin çoğu aslında susuzluktan şikayetçi. Kadıköy Şifa’da hemşire tanıdık, yaz sıcağında gelenlerin yarısına serum takmanın sebebi safi sıvı eksikliği dedi. Özellikle yaşlılar, çocuklar bu konuda riskli. Ama gençler de temiz değil. Çay, kahve içmek suyun yerine geçmiyor, hatta vücudu daha da kurutuyor. Bunu 2023’te Ankara Numune’de bir diyetisyen resmen kafama vura vura anlattı.
Bir de suyu abartmak var; her şeyi fazla içmek zarar. Böbreklere gereksiz yük biner, sodyum dengesi şaşar. “Çok içiyorum, iyi oluyorum” kafası doğru değil. Vücudun ihtiyacı kadar; genelde günde 2-2,5 litre. Efor sarf eden, terleyen için biraz fazlası. Bir de “ben su sevmiyorum” diyenler var ya… Abartmayın, limon sık, nane at, meyveyle tatlandır, yine iç. Yoksa böbrek taşı, kabızlık, cilt problemleri kapıda bekliyor.
Bunu alışkanlık yapmak zor; ben de başta unutuyordum. Akıllı telefonlara su hatırlatma uygulamaları indirdim. Bim’den 1 litrelik matara aldım, masamdan eksik etmedim. Özellikle masa başı işte zaman nasıl geçti anlamıyorsun, yanında olunca gözün kayıyor içiyorsun. Gece yatmadan önce içme diyenler var, hakikaten gece tuvalete kalkmak sinir bozucu. Akşam altıdan sonra fazla yüklenmemek mantıklı.
Kısacası, “ben fark etmem” diyenlere hiç anlam veremiyorum. Küçücük bir alışkanlık, geri dönüşü öyle büyük ki… Bunu göz göre göre ihmal eden, sonra da hastane köşelerinde dert yananlara acımıyorum. Bir bardak suyu kendin için içmeye üşeniyorsan, başka hiçbir sağlık tavsiyesi sana yaramaz.
Hastanelerin acil servislerinde “başım dönüyor, midem bulanıyor” diye gelenlerin çoğu aslında susuzluktan şikayetçi. Kadıköy Şifa’da hemşire tanıdık, yaz sıcağında gelenlerin yarısına serum takmanın sebebi safi sıvı eksikliği dedi. Özellikle yaşlılar, çocuklar bu konuda riskli. Ama gençler de temiz değil. Çay, kahve içmek suyun yerine geçmiyor, hatta vücudu daha da kurutuyor. Bunu 2023’te Ankara Numune’de bir diyetisyen resmen kafama vura vura anlattı.
Bir de suyu abartmak var; her şeyi fazla içmek zarar. Böbreklere gereksiz yük biner, sodyum dengesi şaşar. “Çok içiyorum, iyi oluyorum” kafası doğru değil. Vücudun ihtiyacı kadar; genelde günde 2-2,5 litre. Efor sarf eden, terleyen için biraz fazlası. Bir de “ben su sevmiyorum” diyenler var ya… Abartmayın, limon sık, nane at, meyveyle tatlandır, yine iç. Yoksa böbrek taşı, kabızlık, cilt problemleri kapıda bekliyor.
Bunu alışkanlık yapmak zor; ben de başta unutuyordum. Akıllı telefonlara su hatırlatma uygulamaları indirdim. Bim’den 1 litrelik matara aldım, masamdan eksik etmedim. Özellikle masa başı işte zaman nasıl geçti anlamıyorsun, yanında olunca gözün kayıyor içiyorsun. Gece yatmadan önce içme diyenler var, hakikaten gece tuvalete kalkmak sinir bozucu. Akşam altıdan sonra fazla yüklenmemek mantıklı.
Kısacası, “ben fark etmem” diyenlere hiç anlam veremiyorum. Küçücük bir alışkanlık, geri dönüşü öyle büyük ki… Bunu göz göre göre ihmal eden, sonra da hastane köşelerinde dert yananlara acımıyorum. Bir bardak suyu kendin için içmeye üşeniyorsan, başka hiçbir sağlık tavsiyesi sana yaramaz.
00