1999 yazında, mahalledeki bakkalda Sega Mega Drive kasetlerini elden ele dolaştırıp oynardık. Sonic’in o hızlı koşuşu, Mortal Kombat’ta hile kodunu girince gelen karakterler hâlâ gözümün önünde. Koca CRT televizyonun önünde toplanıp Street Fighter’ın “Hadouken” sesiyle gaza gelmenin yerini hiçbir şey tutmuyor. Şimdiki çocuklara Minecraft veya Fortnite anlatınca, “Abi o zamanlar internet yok muydu?” diye soruyorlar. Oysa bir kaset için günlerce harçlık biriktirmek, bazen de komşu çocuğuna yalakalık yapmak vardı. Oynadığım her retro oyun, sanki eski evin salonuna geri dönmek gibi bir his veriyor. Piksel piksel grafiklerle, titreşimli müziklerle büyüyenler bilir; nostalji sadece duygusal değil, adeta bir zaman makinesi.
00