Birlikte tavuk pilav yiyemediğin insanla duygusal bağ inşa edilmiyor, net. İki kişi aynı masada, ekmeği bölüşüp muhabbet edebiliyorsa arada tuhaf bir sıcaklık oluşuyor. 2023 sonbaharında, Moda’da bir parkta sabaha karşı şarap paylaşırken hissettiğim samimiyet gibi… Ekrandan “anladım seni” yazmakla olmuyor, dokunmak, göz göze gelmek şart. Arada küçük jestler (mesela çikolata bırakmak ya da işe geldiğinde sevdiği kahveden almak) adamı on adımdan daha hızlı yaklaştırıyor. Sadece konuşmak değil, birlikte sıkılmak da lazım; üç saatliğine birbirine laf atmadan öylece oturabilmek büyük lüks. Kısacası, anı biriktirmek, beraber saçmalamak, bazen de birbirinin hayatında arıza çıkınca yanında olmak—işin özü burada. Kuru kuru “anlat dinleyeyim” ile bağ güçlenmiyor, aksiyon lazım.