Kasvetli bir pazar günü, 2. Lig havasıyla Ümraniye Belediyesi Şehir Stadı’nda buluştu bu iki takım. Tribünlerde 1500 kişi ya var ya yok, soğuk çay, eski koltuklar. Erzurum’dan gelen otobüs dolusu taraftar, sanki kümede kalma umudunu buraya bırakmış gibi.
İlk yarıda tempo yerlerde. Sanki iki takım da beraberliğe razı, topu çevirdiler durdular. Ümraniyespor topluca defansta, Erzurumspor kanatlar yerine sürekli göbeğe yüklendi. Orta alanda Yusuf Emre Gültekin’in gereksiz top kayıpları, Erzurum’un ritmini kesti.
İkinci yarıda Ümraniyespor’un sağ bekte oynayan Muhammed’in bindirmeleri biraz hareketlilik kattı ama ceza sahasında etkili olamadılar. Erzurum’un 62’de Furkan Özhan’la bulduğu net pozisyonu kaleci Tarık son anda çıkardı. O an stadda herkes ayağa fırladı; Erzurum’dan gelenler için umut, Ümraniye için derin bir oh çekme ânı.
Dikkatimi çeken şu: Erzurumspor kritik maçlarda çok tedirgin oynuyor. Cesaret yok, risk yok. Oyun planı 1-0 öne geçersem kapanırım, yoksa beklerim. Böyle gitmez, düşme hattında bu kabız oyunla lige tutunamazsın. Teknik ekipte bir kafa karışıklığı var, yedek kulübesiyle tribünler arasında da kopukluk. Ümraniye desen, ne hücumda ne defansta güven vermiyor. Sezon başından beri 9 galibiyetle, puan cetvelinde sürünen bir takım işte.