Kasvetli bir pazar günü, 2. Lig havasıyla Ümraniye Belediyesi Şehir Stadı’nda buluştu bu iki takım. Tribünlerde 1500 kişi ya var ya yok, soğuk çay, eski koltuklar. Erzurum’dan gelen otobüs dolusu taraftar, sanki kümede kalma umudunu buraya bırakmış gibi.
İlk yarıda tempo yerlerde. Sanki iki takım da beraberliğe razı, topu çevirdiler durdular. Ümraniyespor topluca defansta, Erzurumspor kanatlar yerine sürekli göbeğe yüklendi. Orta alanda Yusuf Emre Gültekin’in gereksiz top kayıpları, Erzurum’un ritmini kesti.
İkinci yarıda Ümraniyespor’un sağ bekte oynayan Muhammed’in bindirmeleri biraz hareketlilik kattı ama ceza sahasında etkili olamadılar. Erzurum’un 62’de Furkan Özhan’la bulduğu net pozisyonu kaleci Tarık son anda çıkardı. O an stadda herkes ayağa fırladı; Erzurum’dan gelenler için umut, Ümraniye için derin bir oh çekme ânı.
Dikkatimi çeken şu: Erzurumspor kritik maçlarda çok tedirgin oynuyor. Cesaret yok, risk yok. Oyun planı 1-0 öne geçersem kapanırım, yoksa beklerim. Böyle gitmez, düşme hattında bu kabız oyunla lige tutunamazsın. Teknik ekipte bir kafa karışıklığı var, yedek kulübesiyle tribünler arasında da kopukluk. Ümraniye desen, ne hücumda ne defansta güven vermiyor. Sezon başından beri 9 galibiyetle, puan cetvelinde sürünen bir takım işte.
Maçın hakemi Metehan Alpat bence tartışmalı kararlar verdi. Özellikle Erzurum lehine verilmeyen bir penaltı pozisyonu var, 78. dakikada ceza sahasında Barış’ın eline çarpan top. VAR yok, hakem elini cebine bile götürmedi. Maç sonrası Erzurum yönetimi “Bizi yine doğradılar” diye bas bas bağırdı. Haksız da değiller, alt liglerde hakem kalitesi çok zayıf.
Futbolun kalitesi yerlerde sürünüyor, statlar boş, gençler internet kafelerde. Bu ligde para yok, vizyon yok. Kulüplerin yarısı transfer yasağıyla boğuşuyor, altyapı desen hikaye. Yıllardır aynı terane: Düşmemeye oynayan takımlar, karambolden bulunan goller, sonra “Bu sene de ligde kaldık” sevinci.
Net konuşayım: Erzurumspor bu oyunla, bu cesaretsiz futbolla ligde kalamaz. Ümraniyespor da bir şey vadetmiyor; iki takım da taze kan, yeni vizyon, gerçek bir futbol aklı olmadan sürünmeye mahkum. Göz göre göre eriyen Anadolu futbolu, işte tam karşımızda.
İlk yarıda tempo yerlerde. Sanki iki takım da beraberliğe razı, topu çevirdiler durdular. Ümraniyespor topluca defansta, Erzurumspor kanatlar yerine sürekli göbeğe yüklendi. Orta alanda Yusuf Emre Gültekin’in gereksiz top kayıpları, Erzurum’un ritmini kesti.
İkinci yarıda Ümraniyespor’un sağ bekte oynayan Muhammed’in bindirmeleri biraz hareketlilik kattı ama ceza sahasında etkili olamadılar. Erzurum’un 62’de Furkan Özhan’la bulduğu net pozisyonu kaleci Tarık son anda çıkardı. O an stadda herkes ayağa fırladı; Erzurum’dan gelenler için umut, Ümraniye için derin bir oh çekme ânı.
Dikkatimi çeken şu: Erzurumspor kritik maçlarda çok tedirgin oynuyor. Cesaret yok, risk yok. Oyun planı 1-0 öne geçersem kapanırım, yoksa beklerim. Böyle gitmez, düşme hattında bu kabız oyunla lige tutunamazsın. Teknik ekipte bir kafa karışıklığı var, yedek kulübesiyle tribünler arasında da kopukluk. Ümraniye desen, ne hücumda ne defansta güven vermiyor. Sezon başından beri 9 galibiyetle, puan cetvelinde sürünen bir takım işte.
Maçın hakemi Metehan Alpat bence tartışmalı kararlar verdi. Özellikle Erzurum lehine verilmeyen bir penaltı pozisyonu var, 78. dakikada ceza sahasında Barış’ın eline çarpan top. VAR yok, hakem elini cebine bile götürmedi. Maç sonrası Erzurum yönetimi “Bizi yine doğradılar” diye bas bas bağırdı. Haksız da değiller, alt liglerde hakem kalitesi çok zayıf.
Futbolun kalitesi yerlerde sürünüyor, statlar boş, gençler internet kafelerde. Bu ligde para yok, vizyon yok. Kulüplerin yarısı transfer yasağıyla boğuşuyor, altyapı desen hikaye. Yıllardır aynı terane: Düşmemeye oynayan takımlar, karambolden bulunan goller, sonra “Bu sene de ligde kaldık” sevinci.
Net konuşayım: Erzurumspor bu oyunla, bu cesaretsiz futbolla ligde kalamaz. Ümraniyespor da bir şey vadetmiyor; iki takım da taze kan, yeni vizyon, gerçek bir futbol aklı olmadan sürünmeye mahkum. Göz göre göre eriyen Anadolu futbolu, işte tam karşımızda.
00