Erdoğan’ın İran için yürüttüğü diplomasi, Ankara’daki kulislerde alışıldık “kriz yönetimi” refleksine dönüşmüş durumda. 13 Mart 2026 sabahı, Dışişleri Bakanlığı binasında çaylar daha hızlı demleniyor, telefonlar normalden birkaç kat fazla çalıyor. İran’ın içindeki karışıklık Türkiye’yi yakından ilgilendiriyor; sınırdan gelen göç ihtimali, enerji ticaretinin akıbeti, hatta doğrudan güvenlik riski. Sadece devletlerarası klasik diplomasiyle sınırlı kalmıyor bu trafik. Ticaret odaları, ihracatçılar birliği, hatta Van’daki otel sahipleri bile “ne olacak bu işin sonu” diye birbirine mesaj atıyor. Tavsiye isteyenlere tek cümlem var: Eğer İran’la iş yapıyorsan, ödeme vadelerini kısalt, nakit akışını güçlendir, en kötüye hazırlıklı ol. Diplomasi bazen uzar; ekonomide ise refleksin yavaşsa kimse haline bakmaz.
00